Aklın doğru, kalbin fesat olduğu hâllerde hem akıl hem kalp zarar görür ve ikisi de yoldan çıkar. Kalbin temiz, aklın yanlış yollarda olduğu durumlarda da insanın istikametini büsbütün kaybetmesi işten bile değildir.
İnsan,düşünebildiği ve düşüncesini ifade edebildiği oranda beşeriyet makamından insaniyet makamına doğru yol alır. Bu yüzden kelime ve kavramlar sıradan bir araç olmanın ötesinde bizi insan yapan unsurların başında gelir. Düşünmek dil aracılığıyla insan olma vasfımızı kazandığımız temel eylemdir. Bundan yoksun olmak, İnsanlığımızdan çok şey eksiltir
Düşünmek Çileli bir iştir; insanın zihinsel konfor alanından çıkartır. Rahatını bozar. Sorgulamayı öğretir. Görünenin ötesine geçme ne anlama geldiğini anlatır. Gerçek fikirlerin bir zihin jimnastiği yahut dil oyunu değil, varoluşsal bir yolculuk olduğunu işaret eder. Düşünmenin değişmek olduğunu gösterir.