Başkentimiz, geçen asırda Anadolu'nun en Avrupai şehriydi. 19 ve 20 asırlarda ticari bakımdan pek çok Anadolu şehrine göre dış dünyaya çok fazla teması vardı. Avrupalı Doktorlar, konsolosluklar, yabancı okullar, Ermeni ve Katolik cemaatiyle zengin tiftik tüccarları buradaydı. Şehir, iş ve girişim kabiliyeti olan insanlarla doluydu. U şehir, bu özellikleri nedeniyle İstiklal Savaşı'nın direniş merkezi olmaya kendi aday oldu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Her milletin tarihinde Çanakkale zaferi gibi abideler görülmez. Bizde vardır ve bu bütün doğu'da tektir. Çanakkale zaferi, çok kolay organize olan, direnebilen, tahammül edebilen ve belirli bir hedef etrafında ısrar eden bir Ordu, kumanda heyeti ve toplum olduğumuzu gösterir. Cumhuriyeti kuran da işte bu mayadır.
Mustafa Kemal,kendi anılarında ve nutuk'ta Sultan vahdettiğini uyuşuk, iradesiz olduğu kadar daima göre kapalı gözleri ile hilekar entrikalar çevirmeyi seven bir kişi olarak tasvir eder.
Nitekim seneler sonra o gün anlatırken, "Ben samsun'u ve Samsun'a halkını gördüğüm zaman memlekete ve millete ait bütün tasavvurularımın, kararlarımın yerine getirilebilir olduğuna bir defa daha kuvvetle inanmıştım. Samsunluların hal ve durumlarında gördüğüm, gözlerinden okuduğum vatanseverlik, fedakarlık, Ümit ve tasavvurlarımı müspet bir inanca götürmeye yeterli olmuştu. " Diyecektir.
15 Mayıs'ta Yunanlıların, İngiltere desteğiyle İzmir'e çıkışı üzerine, Dokuzuncu ordu müfettişi Mustafa Kemal Bandırma vapuruyla 2 gün içinde Samsun'a hareket etti.