Dört bir yanındaki seslerden, yaşamdan ve insanlardan kaçıp kurtulabildiği başka bir yer yok; dünyanın çok uzaklarda kaldığı, benlik hissinin eriyip gittiği, mürekkebe batırılmış tüyü tutan bir ele dönüştüğü ve tüyün ucundan gözlerinin önüne serilen sözcükleri seyre dalabildiği tek yer orası.