“Arkamızdan birisi usulca yaklaşsa, bir kiralık katil mesela… Hayal bu ya.”
Sanırım seni zihnimde en çok bu cümleyle hatırlayacağım.
Romanları genellikle ana karakterleri üzerinden hatırlarım. Ama bu romanda neredeyse her karakteri yakından hissedebildim; sanki gerçek hayatta görmüş gibiyim. Bu kadar canlı bir dünya kurabilmek kesinlikle Tarık Tufan’ın marifeti. Hikâye ise bir o kadar tuhaf, yer yer trajikomik.
Birçok yerde gülümsedim, bazen sesli güldüm. Bazen de içim burkuldu. Hayatı yüzümüze çarpan bu hikâye, kaybolmuş bir şeyh oğlunun hayata aşkla tutunması ve o güne kadar sahip olduğu — ailesi dahil — tüm değerleri silmesiyle daha da karmaşık bir hâl alıyor.
Bir de Rüstem var ki… Başlı başına ayrı bir roman konusu. Hem güldüren hem de iç burkan bir karakter.
Benim için çok keyifli bir roman oldu. Uzun zaman sonra yeniden bir inceleme yazmama vesile oldu.
İyi okumalar.
Not : Storytel’de hem okuma hem seslendirmesi var. Seslendiren Cem Avnayim. Seslendirme çok başarılı.