Stefan Zweıg'ın okuduğum en iyi kitabı diyebilirim. Acıma duygusunu tüm açıklığıyla ve ustaca ele almış, müthiş bir duygusallık yaratarak; hem Hofmiller'in hem de Doktor Condor un, Edith'e karşı olan Acıma duygusunu mükemmel bir şekilde vurgulamış. Kitabı birinci kişi tarafından anlatması; okurken sıkılmadan, tamamen olayların içindeymiş gibi zihninizde canlanmasıda ayrı bir tat veriyor. Kitabın giriş kısmında bıraktığı yazıyı paylaşmak istiyorum. Özelliklede şuan ki yazarların dikkate alması gereken bir yazı olarak düşünüyorum:
"Para parayı çeker." Bilgelik kitabından alınan bu özdeyişi, her yazarın cesaretle şu şekilde vurgulama hakkına sahip olduğuna inanıyorum: "Anlatana, anlatılır." Genelde düşünülenin aksine, yazarın hayal dünyasında sürekli yeni öyküler yarattığını, bitmez tükenmez bir kaynaktan sürekli öyküler ve olaylar kurguladığını sanmaktan daha yanıltıcı bir düşünce olamaz. Gerçekte hayalinde öyküleri kendine çağırmak yerine, gelişmiş gözlemleme ve dinleme yeteneklerinden faydalanarak, çevresindeki figürlerin ve olayların kendini çağırmasına izin vermesi yeterlidir. Zaten kim sık sık yazgıları anlamlandırmaya kalkışırsa, ona yazgısını anlatan çok olur.