“İnanç sahibi olduğunuzu söylüyorsunuz,” dedi diyakoz. “Nasıl bir inanç bu? Benim rahip bir amcam var, öylesine inançlı ki, kuraklık olduğunda yağmur duası için kıra giderken dönüşte ıslanmasın diye yanına şemsiyesini ve deri yağmurluğunu alır. İnanç dediğiniz işte böyle olur! Hazreti İsa’dan bahsederken yüzü parıltıyla dolar ve onu dinleyen bütün köylü kadınların, mujiklerin gözleri yaşla dolar. Rahip amcam o bulutu durdurabilir, bahsettiğiniz her çeşit gücü bozguna uğratabilirdi. Evet... İnanç dağları yerinden oynatır.”