Doğruya koşan insanlar bir kez ölür. Ve o ölüm fikri yeterlilik yaşımızdan önce gelmez. geldiğinde ise ilk ve son olduğunu anlarız. Yani sen o yaşında bir ölüm yaşamış olsaydın bile varlığının orada bitmiş olduğunu cesedin ispat etmiş olmazdı. Belki de hayatın başka bir dünyada devam eder Ve değiştirdiğin mekanın farkında bile olmazdın.
Caminin bitişiğindeki fakir evin su faturasını bile ödemeyen cemaat caminin kubbesini kurşunla değil altınla kaplasa da iflah olmaz. Kur'an yerine uydurulmuş bir dinle yaşayan bunca insan... Sabah akşam şarap içseler bu Kadar sarhoş olmazlardı.
Kitaptan Musa’yı nehre bırakan annesini anlatan satırları okurken kendi kendine konuştu:
“Aileni mi toparlamak istiyorsun? Aileni nehre bırak. Akıp gelecekler sana. Para mı kazanmak istiyorsun? Parayı nehre bırak. Kazanacaksın. Sağlık mı istiyorsun? Nehre bırak, iyileşeceksin. Kendini değil de kızını mı düşünüyorsun? Elinden kayıp gidecek Akasya için mi endişeleniyorsun? Akasya’yı nehre bırak. O sana dönecektir.”