"Ben senin resmine değil de sana âşık olsaydım o zaman ne olacaktı? Belki bir kere bile bakmayacaktın yüzüme, belki de alay edecektin sevgimle. Halbuki resmin bana dostça bakıyor, iyilikle bakıyor ve ebediyen bakacak. Hayır! Benimle resminin arasına girme. İstemiyorum seni! Ben senin yalnız resmine aşığım."
🎬 Sevmek Zamanı, 1966
Rahmetli dedem kadınlardan anlardı; kadınları çok severdi çünkü. Kadınlar canına okumuştu onun. ‘Hayırduam üstüne olsun Aleksi,' derdi, ‘kadınlardan koru kendini! Tanrı kadını yaratmak için Âdem’in kaburgasını çıkardığı zaman -O âna lanet olsun!- Şeytan yılan oldu, hop diye kaburgayı kaptı ve kaçtı... Tanrı koşup onu yakaladı ama, elinden kaydı; yalnız boynuzları kaldı elinde. Tanrı dedi ki: İyi hanım kaşıkla da iplik eğirir; ben de kadını Şeytan’ın boynuzlarından yaparım. Yaptı ve bizi de Şeytan aldı, Aleksim benim! Kadının neresine dokunursan Şeytan boynuzudur; kendini koru oğlum! Cennet’in elmalarını da o çalıp koynuna soktu; şimdi de kahrolasıca, aşağı yukarı gezinip süzülüyor! Bu elmalardan yedin mi, hapı yuttun! Yemedin mi, yine hapı yuttun!'