Enes

Sıradan bir ev krokisi insanı ne kadar gerebilir?
8/10
·184 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 17:03
Uketsu’nun Tuhaf Resimler kitabını da okumuş biri olarak yazarın tarzına az çok aşinaydım. Tuhaf Ev kitabında da özgün konusuyla ve merak uyandıran gerilimiyle okuyucuyu içine çekmeyi başarıyor. Hikaye, bir yazarın(ana karakterimiz) satılık bir evin kat planındaki ufak, anlamsız görünen tuhaflıkları fark etmesiyle başlıyor. Olaylar geliştikçe yazar ve mimar Kurihara karakterleri ile birlikte o krokileri inceliyor, sayfalarda ilerledikçe bir bulmacanın içine çekiliyorsunuz. "Burada neden penceresi olmayan bir oda var?", "Bu koridor neden böyle tuhaf bir yere çıkıyor?" derken kitabın sonuna nasıl geldiğinizi anlamıyorsunuz bile. Uketsu, o kendine has "sessiz gerilim" hissini bu kitapta da çok iyi yansıtmış. Kanlı canlı bir korkudan ziyade, "burada ters giden bir şeyler var" hissi ensenizden ayrılmıyor. Sürekli ters köşe yapan klişe polisiye romanlarından ziyade zekice kurgulanmış, farklı bir gizem arıyorsanız şans verebilirsiniz. Zaten hacim olarak da oldukça kısa, bir oturuşta su gibi akıp bitiyor. Gizem/gerilim sevenlere gönül rahatlığıyla tavsiyedir.
1000Kitap
Tuhaf EvUketsu · Nox Yayınları · 2026891 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Masum görünen birkaç çizim ve ardındaki sırlar...
9/10
·220 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 02:13
Hikaye, ilk bakışta aralarında hiçbir bağ yokmuş gibi duran, sıradan hatta bazen çocukça görünen dokuz farklı resim üzerinden ilerliyor. Bir blog yazarına gelen bu tuhaf çizimlerin ardındaki detayları yazarla birlikte incelemeye başlıyorsunuz. "Bu çocuğun çizdiği ağaçta neden bir gariplik var?", "O karalamanın asıl amacı ne?" derken, tamamen kopuk gibi duran parçalar yavaş yavaş, tüyler ürpertici bir şekilde birleşmeye başlıyor. Kitabın en güzel yanı sizi pasif bir okur olmaktan çıkarıp metnin içine çekmesi; adeta resimlere büyüteçle bakan bir dedektif gibi hissediyorsunuz. Sayfaları çevirdikçe o masum çizimlerin arkasındaki karanlık hikayeyi çözmek keyifli olduğu kadar da geriyor insanı. Klasik cinayet ve polisiye romanlarının o bilindik şablonlarından sıkıldıysanız, hiç tereddüt etmeden görsel zekanızı da işin içine katan bu kurguya kesinlikle şans verin derim. Başladıktan sonra bir çırpıda bitirmek isteyeceğinizden eminim. Küçük bir uyarı: Çevrenizdeki insanların veya çocukların çizdiği sıradan resimlere bir süre şüpheyle yaklaşabilirsiniz. Keyifli okumalar.
1000Kitap
Tuhaf ResimlerUketsu · Domingo Yayınları · 20251,756 okunma
Bile bile lades
8/10
·107 syf.··
2025 14. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2025 00:00
Yazar daha ilk cümleden kitabın sonunu söylüyor. Normalde spoiler yemek kitaba olan iştahı azaltır fakat bu kitapta önemli olan sonuç değil süreç. Kitabı okurken nefesiniz daralıyor. Hani yokuş aşağı freni patlamış bir kamyon görürsünüz, bir şeye çarpacağını bilirsiniz ama elinizden bir şey gelmez, çaresizce izler kalırsınız. İşte bu kitap insana tam olarak o çaresizliği hissettiriyor. Kader dediğimiz şey insanların çabasına mı bağlı, yoksa bazı sonlar kaçınılmaz mı? Okurken bunu tekrar sorgulamadan edemiyorsunuz. Zweig kitapları gibi kısa metrajlı ama etkisi çok ağır. Bir oturuşta bitiyor, bittiğinde de insanı tavanla bakışmaya bırakıyor. Mutlaka okunmalı.
1000Kitap
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
Fahnenflüchtige(Firari) ya da Der Zwang(Mecburiyet)
7/10
·56 syf.··
2022 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2022 23:29
1. Dünya Savaşı sırasında ülkesinden kaçıp İsviçre'ye sığınan Ferdinand ve Paula çiftini konu edinen bu mini romanda Ferdinand karakterinin görev duygusu, savaş karşıtı düşünceleri ve karısına duyduğu sevgi arasındaki sıkışmış hisler konu edinir. O dönemlerde Zweig da savaşı ülkesinin dışında geçirmiştir ve bu hikaye kendi hayatından izler taşımaktadır. Bu sebeple bazı betimlemeler ve karakterin iç sesi öyle başarılı yazılmış ki, "Yazar bunu gerçekten yaşamış ya da tanıklık etmiş olması gerek" dedirtiyor. Son olarak bence kitabın adı Firari olmalıymış. Kitaba koyduğu ilk isim içerikle daha uyumlu.
Edebiyat
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175bin okunma
bugünün işini yarına bırakma!
6/10
·120 syf.··
2021 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2021 16:27
Atalarımız ne güzel söylemiş. Kitabı da bir nevi özetlemiş aslında. "Procrastination" kelime anlamı savsaklamak, ertelemek. Kitap boyunca günümüzde artan erteleme ve üşengeçlik hastalığına vurgu yapılıyor. Bunun için çeşitli öneriler sunuluyor. Tabi ki günün sonunda her şey kişinin öz disiplinine ve azmine kalıyor. Kitabı okuyup kenara atmayın, hayatınıza uygulayın!
Kişisel Gelişim
ProkrastineyşınTimothy A. Pychyl · Metropolis Yayıncılık · 20162,802 okunma