Ayrılığın ilk günlerinde, odada kalan sessizlik bile canını acıtıyordu. Her köşe, her eşya bir anıyı fısıldıyor; geceler bitmek bilmiyordu. Ama zamanla şunu fark etti: Acı, insanı yok etmek için değil, dönüştürmek için geliyordu.
Unutmak bir anda olmadı. Bazı sabahlar hâlâ ismini hatırladı, bazı şarkılarda boğazı düğümlendi. Ama artık durup geri dönmedi. Hatırladıysa da orada kalmadı. Çünkü geçmişte yaşamak, kendine haksızlıktı.
Ayrılığı unutmadı belki...
Ama onun esiri de olmadı.
Aşkın bütün güzelliği, yürekte yeşerdiği ve karşılığını bulduğu zamana aittir. O zaman içimiz güneş doludur, sıcacıktır. Bu zamanda mutlu ve güçlü oluruz.
Aşk bittiğinde güneşler söner, içimiz soğur.
Kimi zamanda soğumaz halbuki güneşler sönmüştür ama gitmek gerekir çünkü artık karşılık bulamazsın. Verilmiş sözler, yazılan aşk dolu metinler, tüm o güzel anılar ve fotoraflar yerini sessizliğe bırakır geriye bazen bir taraf bazen iki taraf içinde büyük bir acı ve boşluk içinde yapayalnız kalır. en kötüsüde iki taraf da mutlu olmayı hakkediyordur.