İngiliz sömürgecilerin bir Afrika ülkesine medeniyeti öğreteceklerdi, tüm Afrikalılara kendi ana dillerini unutturmayı ,zengin ve çağdaş olan kendi dillerini öğreteceklerdi. Bu kadim halkın , İngilizlerin bu cömertliklerine karşın kendi kültürlerinden ,dillerinden yani kendileri olmaktan vazgeçeceklerdi.
Yani sessiz kalacaklardı.Bağımsızlık için ,özgürlük için başkaldırmayacaklardı .
peki ya İngiltere’ye giden onca sömürge altındaki insanlar ne bekliyordu? İngilizlerin kucak açacaklarını mı ,yokluktan ,yoksulluktan ,zulümden gelen onca mülteciye kucak açacaklarını mı ?doğrusu bu Polyana olurdu.
Peki, sömürge altındaki milletlerin bunca aşağılanmaya ,yok görülmeye ,inkar edilmeye rağmen bu sessizliğe hayranlık ne kadar sürecek hala ?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
#mariecurie , sen bizi telkin eden ! ve inanmayı asla bırakmamaya cesaretlendiren ne güzel bir insansın!
Kadını bırakın bir bilim insanı olarak görmeyi, küçük bir ofis bürosunda bile görmek mümkün değilken ,defalarca başvurduğu üniversitelerden sadece kadın olduğu için reddedilirken bile hiç yılmadı , kadına biçilen sınırların dışına çıkıp Nobel ödülünü alan ilk kadın oldu.
İyiki bir marıe curıe dünyadan geçmiş de tüm kadınlar için umut ışığı olmuş.
Umarım her bir kadın , içindeki Marıe Curıe’yi bulur. Ve kendisine biçilen sınırlara ‘hayır ‘ der.