Haramların kişide normalleşmesini İmam Şafii çok güzel açıklamış aslında;
"Haramın en zoru başıdır, sonra kolaylaşır, sonra sıradanlaşır, sonra alışılır, sonra tatlanır, sonra kalbe yerleşir, sonra da kalp başka bir haramı arar."
Şehveti aşk sanıp harama el uzatarak huzur bulan, faizi kolaylık zannedip onunla bereket bulan, yalanı gıybeti diline yapıştırıp işini yoluna koyan olmamıştır. Haramların tatlı görünen zehirlerine kanmamak için namazlara sıkı sarılmalı, Kur’an okumalı, salihlerle bir olmalıyız.
Haramlar o kadar normalleşti ki helaller aşırı kabul edilir oldu. Bu çağda harama bulaşmamak; mayın dolu tarlada patlamadan yürüyebilmek gibi. Lakin biz müminler biliyoruz ki Allah, rızası dışına çıkmamak için didinenlerin hâmîsidir. Bu yüzden O’nun rızası çağlar üstündedir.
Kuran, tüm beşeri ve tağuti sistemleri yıkıp kulluğun yalnız Allah’a ait olduğu bir esas üzerine Kadirgecesi nde indirilmiştir.
Hayatında kuran olmayanın hayatı da yok demektir.
Kulluğumuz yalnız Allah’adır.
Kadir gecemiz mübarek olsun.
Mahrem bilip aile hayatını koruyan şatafatlı yaşamdan uzak, prensiplerini ahlakı ile bütünleştiren insanların varlığı bir tebessüm vesilesi olabiliyor.