Entegre chip

Entegre chip
@Entegre
S: Bedenin ölümü dışında, însan nasıl ölür? M: Geri çekilmek, uzak durmak, gitmesi için bırakmak ölümdür. Bütünüyle yaşayabilmek için ölmek esastır. Her sona eriş bir yeni başlangıçtır.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Bağımlılıkların bir arada tuttuğu bir anılar yumağı olduğunuzu görerek onun dışına çıkın ve dışarıdan bakın. Belki ilk kez olarak, anı olmayan bir şeyi algılayabilirsiniz. Siz, işi ve ilişkileriyle meşgul Bay Falanca olmayı bırakırsınız. Sonunda huzur bulursunuz, idrak edersiniz ki dünya hiçbir zaman kusurlu olmamıştır - yanlışlık sadece sizdeymiş ve şimdi hepsi geçmiştir. Bir daha asla cahillikten doğan arzuların ağına düşmezsiniz.
Şunu anlayın ki hiçbir şey sizin malınız değildir ve Her şey herkese aittir. Ancak o zaman toplum değişebilir.
S: Eğer ben o isem, benim doğuşumun nedeni nedir? M: Geçmişte doyurulmamış arzuların anısı enerjileri yakalar ve kendisini bir kişi olarak tezahür ettirir. Bu enerji şarjı tükendiğinde, kişi ölür. Yerine getirilememiş arzular bir sonraki doğuma aktarılır. Beden ile özdeşleşme daima yeni, taze arzular yaratır ve bunların sonu gelmez, ta ki bağımlılık mekanizması açıkça görülünceye kadar. Özgürleştirecek olan açık ve berrak görüştür, çünkü arzunun neden ve sonuçları açıkça görülmedikçe onu terk edemezsiniz. Ben aynı kişi tekrar doğar demiyorum. O temelli olarak ölür. Fakat onun anılarıyla birlikte, but anıların içerdiği arzular ve korkular kalır. Bunlar yeni bir kişilik için enerji sağlarlar. Gerçek olan, bu işte rol almaz, fakat ona ışık vermek suretiyle bunu mümkün kılar.
M: Gerçek, deneyimlenebilir, ama o yalnızca deneyim değildir. Ben onu biliyorum ve onu size aktarabilirim, ama ancak siz ona açık iseniz. Açık olmak demek, ondan başka bir şey istememek demektir. S: Ben arzular ve korkularla doluyum. Bu benim gerçeğe lâyık olmadığım anlamına mı gelir? M: Gerçek, iyi davranışların bir ödülü değildir, ne de bazı testleri geçerek kazanılacak bir ikramiye. O meydana getirilemez. O var olan her şeyin ilk, doğmamış, en eski kaynağıdır. Siz lâyıksınız, çünkü siz varsınız. Sizin, gerçeği hak etmeye ihtiyacınız yok. O siz, kendinizsiniz. Yeter ki onun ardından koşup durarak ondan kaçmayı bırakın. Sessiz ve sakin durun.