Esra Bulut

Esra Bulut
@Entel_Mecmua
"Beyoğlu'nda Venedik Sarayı"
..... yerleşik elçilikler, mutantan elçilik sarayları Ortaçağlarda İtalyan devletlerinin icat ettiği âdet ve kurumlardı. Diplomatik hizmet, haber toplama gibi zanaatları dünyaya İtalyanların öğrettiğini herkes bilir. İtalyan cumhuriyetleri bu işi düzenleyene kadar elçi dediğimiz adamlar, önce Allah'a sonra karşı tarafın insafına terk edilmiş, yanında bir grup hizmetkâr ve muhafızıyla komşu ülkeye gidip gelen bir olağanüstü ziyaretçiydi.
Sayfa 113 - İlber Ortaylı·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu
Eski Beyoğlu, Avrupa'nın taşrası gibiydi. Avrupalılar pek tutmazdı. Hammer, Pera'yı sadece karalar, sakinlerini yerin dibine batırır. Ana cadde için kullandığı deyim; "sakinlerinin zekâsı gibi dar, bitmez tükenmez unvanları kadar uzun". Ama Beyoğlu'nun tarihini ve mimarisini ciddi olarak inceleyenler de Avrupalı tarihçilerdir. Biz onun hâlâ mazideki hoş bir hayal edebiyatıyla ele alıyoruz. Oysa bugün her taraf Beyoğlu oldu.
Sayfa 111 - İlber Ortaylı·Kitabı okudu
İstanbul
İstanbul miladın 4-17. asırları arasında, Akdeniz dünyasının en kalabalık metropolü idi. Bir zamanlar Ayasofya ve İstanbul bütün insanlık için, şehir uygarlığının başta gelen örneği idi. Osmanlı İstanbul'u da bu dünyada metropol olma özelliğini devam ettirdi.
Sayfa 72 - Kronik Kitap·Kitabı okudu
1000Kitap
Ölüm ve Hayat
Büyük şehir İstanbul'un, Bursa'nın ve diğerlerinin mahallelerindeki irili ufaklı mezarlık alanları, yeşillikler, servilerle doludur. Ölüm yaşayanları ürpertmez, yaşayan kenti güzelleştirir. Eyüp'e, Karacaahmet'e baktığımızda köşeli soğuk mezar taşları görülmez. Etraftaki otlarla, ağaçlarla bütünleşmiş binlerce taş dışarıdaki hayattan kopuk değildir.
Sayfa 36 - İlber Ortaylı·Kitabı okudu
Alıntı
Kişi, hayatındaki en önemli kişinin kendisi, en önemli tanıklığında kendi tanıklığı olduğunu fark edemezse hiçbir zaman hayatla ilişkisini doğru kuramaz. Kendini gerçekleştirecek.
Alıntı