Enver Diktaş

Enver Diktaş
@Enverd

Enver Diktaş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·779 syf.·
174 günde okudu
·
2023 5. kitabı
Fyodor Dostoyevski
8.3/10 · 31,5bin okunma
Reklam
Dostoyevski Suç ve Ceza kitabında şöyle yazar; “İnsanın yüksek bir dağın tepesinde, ancak iki ayağının sığabileceği kadar daracık bir yerde yaşaması gerekse, çevresindeyse uçurumlar, okyanuslar, sonsuz karanlıklar, fırtınalar ve sonsuz bir yalnızlık olsa, yine de o bir avuç yerde ömrü boyunca, binlerce yıl, sonsuza dek yaşamanın, o anda ölmeye yeğleneceği söylenir. Yeter ki yaşasın! Yalnızca yaşasın! Aman Tanrım, bu nasıl gerçek böyle! Bu nasıl gerçek! İnsan ne alçak yaratıkmış! Raskolnikov durup düşündükten sonra şunu ekler: Bunun için insana alçak diyen de alçaktır! Şöyle cevap verir Melih Cevdet Anday; “Kaçacak bir yerim yok ki. Dapdaracık oldu dünya. Tek ayak üstünde bile duramam artık.” Ve devam eder: Nefret ettiğin şu insanlardan daha baskın çıkmışsın kendine karşı. Onların yapamayacağı kötülüğü yapmışsın kendine. Sevginin kökünü kazımışsın içinde, rahimlerini kazıta kazıta çocuk doğuramayacak duruma gelen kadınlar gibi olmuşsun. Sadece yalnızlığın için çalışmışsın, büyük duvarlar örmüşsün çevrene, ama sonra bir bakmışsın ki duvarların içinde kimse yok. Yok etmişsin kendini. Bağırıp çağırman ondan. Kendi sesini duymak istiyorsun. Netice bu. Kendimizi var edemediğimiz için, yok ediyoruz. Ölümü bekleyen ve bundan korkup sinmiş bir yaşlı adamın, bir deprem gecesi, sevinçten gözleri parlayarak, “Yoksa dünya batıyor mu?” dediğini ansıyordum. Yalnız başına ölmek istemiyor, tümden yitmemizi özlüyordu. *M.Cevdet Anday
Deprem
Anlıyor musunuz, sayın bayım, bir insanın artık gidebileceği hiçbir yerin olmaması ne demektir, anlıyor musunuz? Çünkü her insanın gidebileceği hiç değilse bir yerin olması gerekmez mi?
Sayfa 55 - Marmeladov·Kitabı okudu
Alıntı