Bazen eylemler niyetleri takip etmezler ve niyetlerin zaman içerisinde gelişmesinden ötürü sürecin bir parçasıdırlar.( bu aslında , insanın elinin altında bir silah bulundurmaması için çok yerinde bir argümandır.)
İnsanlar kısa sürede yaşamdan zevk almadıklarını , ne özgürlük , ne irade , ne de kişilik sahibi olmadıklarını , birisi ellerinden bunu aldığını fark edeceklerdir.(..) insanlar durgunlukla mutlu olmadıklarını anlayacaktır.(...) ve mutluluğun , mutluluğun kendisinde değil , mutluluğa erişmekte olduğunu anlayacaklardır.
İnanın bana, Kolomb, Amerika’yı bulduktan sonra değil, onu bulurken mutluydu. Mutluluğun doruk anı, belki Yeni Dünya’yı bulmazdan üç gün öncesiydi; ayaklanan mürettebatın umutsuzluk içinde geminin burnunu gerisin geri Avrupa’ya çevirmek üzere oldukları an ! Burada sorun elbette Yeni Dünya değil, yerin dibine batsın Yeni Dünya!
Sorun , hayattır; yalnızca hayat; hayatın kendisi, hayatı sürekli ve sonsuz biçimde bulma süreci ... onu bulup, sonra da buldum diye noktayı koymak değil..