“İp üstünde yürüyen bir akrobat gibi rüzgarla bir o yana bir bu yana sallandığını hissediyordu.Hayat böyle bir şeydi işte,bazen en karanlık ve en aydınlık zamanları aynı anda yaşatıyordu.Bir yandan alırken,öbür yandan veriyordu.”
“Nagarajan ilk defa karısının ağladığına şahit oluyordu. Hayatın dayattığı zorluklar karşısında onun bir kez olsun yıldığını, bir kez olsun boyun eğdiğini görmemişti. Daima çok azimli ve çelik gibi güçlü olmuştu. Bugün hariç… Yaralanmış ve aşağılanmış kızına böyle sarılmış dururken onun gibi çocuk olup yıkılan umutlarına, onca hayalini kurduğu halde bu dünyada daima kendilerine kim olduklarını ve nereden geldiklerini hatırlatacak Jatiler ve Brahmanların varlığı devam ettiği sürece kızına sunamayacağı hayata ağlıyordu.”