"Nasıl da tuhaf, nasıl da anlaşılmaz oyunlar oynuyor alınyazımız bize! Acaba arzuladığımız bir şeye hiç kavuştuğumuz olmuş mudur... kavuşmak için var gücümüzü harcadığımız bir şeyi elde etmişliğimiz? Galiba bunun tam tersi oluyor hayatta. Kimi, gösterişli atların çektiği şık bir araba için yanıp tutuşur ve yanından hızla geçen arabaların ardından özlemle dilini şaklatırken, kiminin şahane atlar koşulu göz alıcı bir arabası oluyor, ama o neye sahip olduğunun bile farkında olmadan biniyor arabasına. Kiminde şahane bir aşçı, ama iki minik lokmadan başka bir şeyin giremeyeceği yüzük kadar bir ağız olurken, kiminin hangar gibi ağzı oluyor, ama onda da yiyecek kuru ekmekten başka ara ki bir şey bulasın!"
Sayfa 42 - Türkiye İşbankası Kültür Yayınları, 24. Basım
Öyle kocalar vardır ki, karılarının aptallığından büyük sevinç duyarlar, bunu çocuksu bir safiyetin belirtisi gibi görürler. Ey güzellik, sen nelere kadirsin!
Sayfa 37 - Türkiye İşbankası Kültür Yayınları, 24. Basım
"Belki de korkunç bir olay nedeniyledir kötü yola düşmesi... Ruhu pişmanlıkla doludur belki ve içinde bulunduğu kötü durumdan kurtulmak için çok uğraşmıştır, ama tek başına başaramamıştır... Onu kurtarmak için bir el uzatmanın yeteceğini bile bile, bataklıkta boğulup gitmesine göz mü yumacağız?"
Sayfa 26 - Türkiye İşbankası Kültür Yayınları, 24. Basım