İyi yürekli, çalışkan bir kişi dünyayı ne derece etkileyebilir? Bunu bilmek mümkün değil, ama insanların iç dünyasına nüfuz edebileceğini söylemek mümkün.
Gelecek, parıltılı bir kent gibi uzanır önümüzde, ama çöldeki kentler gibi, yaklaştığımızda gözden yok olur. Belirli bir ışıkta kuleleri, kubbeleri, hatta oraya buraya koşuşturan insanları görmek kolaylaşır. Hep özenle, sevgiyle ederiz sözünü. Gelecek. Oysa sahtedir o kent. Gelecek de, şimdi de, geçmiş de yalnızca bizim kafamızda vardır. Uzaktan bakıldığında her birinin sınırları çekilir, eriyip yok olur, aynı gökte yüzen bir kentten bakıldığında düşman ülkelerin sınırları gibi.
Budistlerin dediğine göre Tanrı’yı bulmanın 149 yolu varmış. Ben Tanrı’yı değil, kendimi arıyorum ki bu çok daha karmaşık. Tanrı hakkında pek çok şey yazılıp çizilmiş, ama benim için bir tek satır yazılmamış.
Zamanın hiçbir anlamı yok bu yolculukta; uzamın, mekânın anlamı yok. Tüm zamanlarda varolunabilir, her mekânda bulunulabilir. İnsan aklı tek bir günde okyanusları sığ havuzlara dönüştürebilir.