Emin Batu, hücrede vefat etti. Biz hücreden çıktık, Emin'in kan içindeki hücresine gittim. Ağzından gelen kan ile duvara şunları yazmıştı:
"Esaret bahçesinde bir gül olmaktansa hürriyet bahçesinde bir diken olmayı tercih ederim."
Churchill dört sayfayı da bizim önümüze koydu. 'Ayıp değil mi?' dercesine, 'Bakın efendiler, yok dediğiniz ve memleketinizin büyük bir bölümünde anadil olarak konuşulan Kürtçenin zenginliğini görünüz' dedi.
İslam memleketlerinde bir inanış vardır. Yiğit bir adamın ipi koparsa, bir daha asılmaz ve cezası müebbet sayılırdı. Ama görülüyor ki, asılan bir Kürt olunca, İslami kurallar da hiçe sayılıyor.
Faik Bucak'ın bana sonradan anlattığına göre, Said-i Kurdi'nin vefatından sonra terekesi tespit edilmiş, bıraktığı tüm maddi miras şunlarmış; bir kamış sepet içinde iki mendil, bir çift çorap, iki don, iki fanila, kendine mahsus bir entari, bir bez içinde bağlı yedi buçuk lira, bir seccade ve bir de ibrik.