Beni topraklarımdan sürgün ettiler, zindanlara koydular, öldürmekle tehdit ettiler, yıllarca küçük bir köye hapsettiler, beni boğdular Salih. Beni kendilerine benzetmeye çalıştılar. Zulme, adaletsizliğe isyan eden ruhumu öldürmeye çalıştılar.Beni topraklarımdan, halkımdan kopararak içimdeki ateşi söndürmeye çalıştılar."
Üniversite kurmak için kaynakları halktan yaratmak istedim ama başaramadım.Yerel yöneticiler, beyler, ağalar, mollalar yolumu kesti. Başarılı olamadım. Bu güçler Kürtlerin uyanmasını, cehaletten ve fakirlikten kurtulmasını istemiyorlar.
"Onu öldüreceğim! Said-i Kurdi'yi öldüreceğim! O Kürdistan'da ağaların, beylerin, Sultan'ın varlığını tehdit ediyor! Onu ortadan kaldırmak lazım. Tehlikeli düşünceleri var."
"Bu zalim, adaletsiz düzen ancak insanları eğitip, insanlara yeni bir ruh, yeni bir ahlaki yapı kazandırmakla değiştirilebilinirdi. Ona göre bu haksız, zalim, sömürü düzenini ayakta tutan ordular değil, insanın ruhunu istila etmiş bu zalim, adaletsiz, sömürü düzenini meşru gören ahlaki yapıydı. O buna cehalet diyordu."
"Sen kendini üzme Dostum! Biliyorum. Tehlikenin büyüklüğünü biliyorum! Tek kişinin bu düzeni değiştiremeyeceğini biliyorum. Bu kötü düzeni yok etmeyi başarmak için halkımızın uyanması, bilinçlenmesi lazım. İşte ben ilk adımı atıyorum Dostum. Ben zalimlere ilk taşı fırlatacağım. Bir yerlerden başlamak lazım. Bedelini hayatımla bile ödesem ilk taşı ben atacağım."