Ercan engin

Ey güzeller güzeli, Yine çıktım karşına bu gece… Kalbimde yine sen varsın, Yine içimde senin için bir orkestra çalıyor. Senden uzakta, Senden habersiz Hayaller dünyasından yazıyorum sana. Hâlâ çok güzelsin değil mi? Bakışların yine Türkan Şoray bakışlarını mı andırıyor? O nazlı gülüşün… Bakışına kurban olduğum. Öyle çok özledim ki seni, Kelimeler yetmiyor anlatmaya. Kurban olduğum Allah’ım, Seni ne güzel yaratmış. Seviyorum seni… Bunu bilmeni çok isterdim. Ama sen bana Gökyüzündeki yıldızlar kadar uzaksın. EE
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Geçen yıl Ramazan ayında gelmiştim yine sana Ey Sultan Ahmed Mübarek yer … Onun gidişinin ilk zamanlarıydı Kalbim paramparça Canım öyle acıyordu ki Ellerimi semaya açıp “Allah’ım dayanamıyorum” diye yakarmıştım. Gözyaşlarım Sessizce akmıştı avuçlarıma Sanki içimde bir deniz taşmıştı o gün. Bugün yine Ramazan Yine aynı yerdeyim Yine senin huzurundayım allahım. Ellerimi açtım semaya Uzun uzun anlattım onu Ne kadar sevdiğimi Ne kadar özlediğimi… Gülüşünü anlattım Bana bakan o aşk dolu gözlerini Kahkahalarını Güzelliğini Ve o güzel kalbini… Belki de
İçimde öyle güzelsin ki, Güzelliğinin içinde kaybolmuşum. Ben seni çok güzel sevdim, Bu aşk beni sende küçültse de Seni hasretle özleyerek büyüttüm. Sensizlik öyle zor, öyle zalim ki… Her yer sana çıkıyor, Her yer seninle güzel. Gidecek ne vardı ki, Bana seni niye çok gördün? Ben sensiz yapamıyorum, Bilmeni isterdim. Seni görmek, İçimdeki her şeyi haykırmak, Bir mesaj yazmak bile artık hayal. Hayallerim yıkıldı, Kalbim kırıldı. Yandım seninle ben… Bir tebessümüne Hasret kaldım. EE
Geceleri yine geldin aklıma, Uyku tutmadı; seninle sabah oldu. Güzelliğin esir etti beni, Bizimkisi uzun bir yoldu… Sen gittiğinden beri ömrüm kısaldı. Sen gittiğinden beri Gökyüzünü siyaha boyadım. Bir Mecnun sabrıyla sevdim seni, Bir Ferhat inadıyla bekledim. Ama ne dağlar yarıldı, Ne de yollar sana çıktı… EE