“Bütün asılların aslını, bütün üstatların üstadını aramalısın! Ama bir gün çürük bir dal gibi elinde kalacak aslı değil. Onu aramakta bütün gücünle çalışmalısın. Kalbine zahmet veren, seni gayeden uzaklaştıran her şeyi önemle hesaba katasın.”
“Sen daima, acaba ben kimim? diye düşün. Hangi cevherdenim, niçin geldim, nereye gidiyorum? Aslım neredendir, şu anda neredeyim, yüzümü nereye çevireyim?”
Cenap Şahabettin'in Gariptir yükü çeken manda ses çıkarmaz da kağnı inler dediği gibi insan musibet karşısında yaşadığı kalp itmianını görmezden gelmekte ve nefsi feryadına kulak vermektedir. Çünkü itminan sesiz, feryat gürültülüdür.
Çatışma insanın isteklerinin ve ihtiyaçlarının karşı karşıya geldiği zamanlarda yaşanır. İnsanın ihtiyaçları ile istekleri birbirinin zıddı durama geldiğinde onun ihtiyaçlarını gidermeyi öncelemek merhametin gereği onun isteklerini öncelemekse bir acımazsızlıktır. Heveslerimizle ihtiyaçlarımızın birbirinin zıddı duruma geldiğinde Rabbimiz heveslerimizi bir tarafa bırakıyor ve hoşumuza gitmediği halde ihtiyacımızı giderecek olayları bize yaşatıyorsa bundan çok memnun olunmalıdır.