“Büyük bir halk kitlesinin küçük ama güçlü bir zümre tarafından yönetilmesi evrenimizde çok sık görülen bir durumdur. Bu büyük halk kitlesinin kendisini yönetenlere başkaldırmasına yol açacak belli başlı koşulları da biliyoruz...
“Bir: Kendilerine lider bulmaları. Egemen iktidara yönelik, en çabuk alevlenebilen tehdit budur; liderleri daima kontrol altında tutmalıdırlar.
“İki: Halkın zincirlerinin farkına varması. Halk körleştirilmiş halde, sorgulamadan yaşamalıdır.
“Üç: Halkın esaretten kurtulma umudu taşıması. Kurtulmalarının mümkün olduğunu akıllarından bile geçirmemeleri gerekir!”
Zulmün zulüm olduğu hem kurbanın kendisi hem de zulmeden kişi tarafından, yapılanlardan az çok haberdar olan herkes tarafından bilinir. Zulmün bahanesi veya hafifletici sebepleri olmaz. Zulüm asla geçmişi dengelemez, geçmişte yapılmış hataları telafi etmez. Zulüm gelecekteki zulmün yolunu açar, o kadar. Kendi kendini sürdürür... barbarca bir ensest şeklidir. Zulmeden herkes, bunun yol açacağı zulümlerin sorumlusudur.
“Kelimelerle açıklanamayacak şeyler vardır. Onları kelimeler olmadan deneyimlemek gerekir. Ama sen böyle bir maceraya hazır değilsin, tıpkı bana baktığında beni görmediğin gibi.”