Yüreğimdeki alevlerle öylesine yanıyordu ki, dışarıdan onu çok sade, hayatı normaliyle kabul eden, hayalden pek anlamayan birisi olarak tanıyanlar -ki umumiyetle böyle tanıyorlardı- şaşırtıcı bir iç yüzü olduğunu görselerdi 'iki yüzlü' damgasının mutlak vururlardı. Onunki biraz farklı bir iki yüzlülüktü."
Üzgün olduğunuzda onun da üzgün olmasını mı istersiniz yoksa hiçbir bağınız yokmuş gibi ilgisiz kalmasını mı? Ağlamak istediğinizde yanınızda olup beraber üzülsün mü istersiniz yoksa umursamamasını mı? Güzel bir şey yaşadığınızda sizinle beraber sevinmesini mi tercih edersiniz yoksa kayıtsız kalmasını mı?"
"Ne kadar çok insan korktuğu için, başkaları ne der diye endişelendiği için, ya pişman olursam diye düşündüğü için, bitirmeye cesaret edemeyip geçiştiriyor biliyor musun?"
"Yani sen şimdi mutlu olmak için beni terk ediyorsun öyle mi? İyi yaptın, mutlu ol, gerçekten mutlu olmak zorundasın. Birinin benimle olduğu için mutsuz hissedebileceğini nasıl düşünemedim? Mutsuzluğun kaynağı olduğum gerçeğini nasıl bunca zaman fark edemedim? Beni unut, benimle geçirdiğin tüm anıları unut"