Bir Dem Gelir
Hak bir gönül verdi bana, ha! demeden hayran olur
Bir dem gelir şadan olur, bir dem gelir giryan olur
Bir dem sanasın kış gibi, şol zemheri olmuş gibi
Bir dem beşaretten doğar, hoş bağ ile büstan olur
Bir dem gelir söyleyemez, bir sözü şerh eyleyemez
Bir dem dilinden dür döker, dertlilere derman olur
Bir dem div olur ya peri, viraneler olur yeri
Bir dem uçar Belkıs ile, sultan-ı ins ü can olur
Bir dem varır mescidlere, yüz sürer anda yerlere
Bir dem varır deyre girer, İncil okur ruhban olur
Bir dem gelir İsa gibi, ölmüşleri diri kılur
Bir dem girer kibr evine, Fir'avn ile Haman olur
Bir dem döner Cebraile, rahmet saçar her mahfile
Bir dem gelir gümrah olur, miskin Yunus hayran olu
O gece duruşma salonundan çıkarken bayan Gates Bayan Stephanie ile konuşuyordu. Birilerinin onlara ders vermesi gerektiğini, burunlarının çok büyüdüğünü, bir de bakacağız ki bizimle evlenmek isteyeceklerini anlatıyordu. İnsan hem Hitler’den nefret eder, hem komşuları için böyle çirkin konuşabilir mi?
Bir gün okulda kaldım. Haftada bir kez güncel olaylar saatimiz vardı. Her çocuk gazeteden bir haber kesecek, içeriğini öğrenecek ve sınıfa aktaracaktı. Bu yöntem bir sürü derde devaydı. Arkadaşlarının önünde konuşmak çocuğa duruş düzgünlüğü ve zerafet veriyordu. Kısa konuşma yapmak sözcük dağarcığını geliştiriyordu. Güncel olayları öğrenmek ise belleği sağlamlaştırıyordu.