Pehlivanın birine sormuşlar: ‘Ölüm ne kadar yakınındadır?’ diye. Pehlivan da, gücüne güvenerek bir kahkaha atmış: ‘Ölüm dediğniz de kim ola?’ Sonra da, fazla ileri gittiğini anlayınca ölümün hatırınnı kırmamak için, ‘Ölüm herhalde ayağımın altı kadar yakındır bana’ demiş. Bunu duyan ölüm hazretleri de bir kahkaha koyuvermiş, ‘ Vah zavallı vah! Beni ne kadar da uzağında sanıyor. Oysa ben ayağının altından da, kaşın ile gözünden de, ağzından çıkan sözünden de yakınım sana! demiş.
Bir çocuk dünyaya gelip de yürümeye başlayınca bir ayağı, ‘ölüm ölüm’ der, öbür ayağı da ‘hayat hayat’ der durmadan. Attığı her adımdan biri ölüm, biri hayat diye diye yaşlanır gider. Ayakların bu oyununu en sonunda ‘ölüm ölüm’ diyen ayağı kazanır.