Barış E.

Barış E.
@Erectus
Yürüdükçe bir çocukluk gücü kazanıyor adımlarım.
Reklam
Çocukluk korkularıma tek tek selam vererek yürüyorum yoluma.
Toplum büyük, o küçüktü. Büyüğün küçüğe hoşgörüsü yoktu ki. Her şey karşılığıyla olurdu oysa. Çocukluğundan beri ona bir kez olsun yüz vermeyen, aksine onu dışlayan, ondan korkan, çekinen bir toplum, ona ne vermişti de şimdi Niyazi’den ne istiyordu? Onu okullarında mı okutmuş, fabrikalarında mı çalıştırmıştı? Toplumun başarızlığının bir ürünüydü o. Bu yüzden Niyazi’nin içi dışı öfke doluydu. “Dayı, ben her gün adam öldürüyorum. Her gün beni yakalayan bekçiyi, polisi öldürüyorum. Beni sorgulayan savcıyı, hakimi, gardiyanı öldürüyorum. İçim her gün öldürmelerle dolu benim...”
Oysa o temiz, beyaz havluyu sana sevgilin göndermiştir. Havlulardan bir havlu değildir o. Her sabah eline alıp da yüzüne sürdüğün, biraz da sevgilinin yüzüdür.
Geçmişlerim sende saklı. Dilim senden usanmaz sana muhtaç.
Reklam