Güzellik uzun süreden beri ortadan kayboldu. Gürültü düzeyinin altında kayboldu -sözcüklerin gürültüsü, otomobillerin gürültüsü, müziğin gürültüsü, simgelerin gürültüsü- ki biz bunların içinde yaşıyoruz sürekli olarak. O tıpkı Atlantis kıtası gibi boğulup gitti. Ondan her yıl daha az anlaşılan bir sözcük kaldı geride.
Çocuklarımız bizimle ilgilenmedikleri için kitap yazıyoruz biz. Karımız, kendisiyle konuştuğumuzda kulaklarını tıkadığı içindir ki, belli kişiliği olmayan bir dünyaya sesleniyoruz.