Kubilay han içerisinde birçok dil, din ve ırk olan insanlardan oluşan bir topluluğu yönetmiş. Tabii ki bu insanların çoğunluğu Çinli ve Moğol. Sürekli olarak yerleşik hayat ile göçebe hayat arasında kalmış. Bütün dinlere eşit mesafede durmaya çalışmış. Bilim adamlarına gereken saygıyı göstermiş ve onlardan yararlanmayı bilmiş. Bu kitabı okuyunca da anlıyorsunuz ki yöneticiler bunlar kral, han da olabilirler yine de kendi istedikleri her şeyi halka rağmen yapamıyorlar. Akıcı bir kitap. Herkese tavsiye ederim.