1- omuzlarını geriye at ve dimdik dur.
yenildiğimizde, bir kavgayı kaybeden ıstakozlar gibi davranırız. postürümüz düşer, yere bakarız. incinmiş endişeli ve zayıf hissederiz ve diğer kabuklular için kolay hedef olarak görünürüz.
bunalımdaki insanlar kendilerini işe yaramaz, sıkıcı, kederli hissetmeye başlar. bu da onların arkadaş ve ailelerinden uzaklaşmalarına neden olur. bu uzaklaşma da onları daha yalnız, kederli ve işe yaramaz hissettirir. daha da uzaklaşırlar… bu döngü artarak devam eder.
çocukluk ve ergenlikte zorbalığa uğrayan yetişkinler kaygılı ve kolayca üzülebilir olurlar. kendilerini savunmacı bir postürle ve göz temasından kaçarak bilinçaltlarınca korumaya alırlar. bu, zorbalıktan sonra bile zorbalığın neden olduğu hasarın(statü ve güvenin düşürülmesi) devam edebileceği anlamına gelir. böyle durumlarda, önceki zorbalığın psikolojik sonucu, günümüzde devam eden zorbalık olasılığını artırır.
uyanış meydana geldiğinde -toy insan kendindeki şeytanın ve canavarın tohumlarını gördüğünde- korkuları azalır. kendilerine saygılarını keşfederler. sonra zorbalığa direnirler. karşı koyabileceklerini anlarlar çünkü kendileri de korkunçtur. ayağa kalkabileceğini ve ayağa kalkması gerektiğini görürler.
zorba olmak ile zorba olabilecek kapasiteye sahip olmak arasında, güç ve karakterle çizilmiş ince bir çizgi var. bu hayattaki en zor derstir.
belki eziksin belki değilsin ama öyleyseniz bu modda devam etmek zorunda değilsiniz. belki kötü alışkanlıklarınız var. okulda veya evde popüler değilseniz veya zorbalığa uğradıysanız. durumlar değişir. kötü postürünüz iyi olmanızı da engeller.
omuzların geride dimdik durmak sadece fiziksel bir şey değil aynı zamanda ruhsal bir şeydir. metafiziksel olarak da dimdik durmak demektir.
yani duruşunuza dikkat edin. eğik ve kambur durmayın.