Kafamızda ve kalbimizde bir şey olmadığını ve olamayacağını zannedenler müsterih olsunlar. Henüz Namık Kemal unutulmamış ve Gökalp'in kemikleri çürümemiştir.
Yirmi asırdır esir yaşayan Yahudiler Filistin dâvası ardında iken, Bulgarlar bir defa işgal ettikleri Trakya'yı isterken, Yugoslavlar vakti ile bir defa sefer ettikleri Selanik'e hasret çekerken, Araplar Antakya ve Adana'yı benimserken, Lehliler Alman topraklarına yerleşirken, Mısırlılar Sudan'a sahip çıkarken, Moskoflar Kars ve Ardahan'dan dem vururken biz niçin eski yerlerimizi istemeyelim?