Nuran Tezcan, klasik Türk edebiyatı sahasına dair kıymetli bilgiler barındıran eserinde, okuru yormayan bir dil kullanmayı başarmış. Yazar; Lamii Çelebi'den Gelibolulu Ali'ye, Fuat Köprülü'den Halil İnalcık'a, W. Andrews'e kadar geniş bir perspektiften Osmanlı dönemi edebiyatını belgeler üzerinden ele aldığı eseriyle kültür tarihine, önemli bir hizmette bulunmayı başarmış görünüyor.
Özellikle Hüsn ü Aşk'ı merak edenlerin faydalanabileceği, bol dipnotlu iyi bir inceleme eseri. Klasik Türk edebiyatı alanının başvuru kitaplarından biri
Kimliğin ne olduğu, modern çağın neresinde durduğu ile alakalı isabetli tespitlerin sıralandığı; yormayan ve okuruna farkındalık kazandıran güzel bir eser.
"Farklı ufukların sunduğu imkânları kuşanarak engin gök kubbemize bakmanın her zaman daha anlamlı ve sahici bir tutum olduğuna inandım... Farklılıkları aynılaştırarak düşünceyi sıradan ve monoton hâle getirmek yerine, farklılıkların farkına vararak farkındalığımızı güçlendirebiliriz." diyen İbrahim Kalın'ı, -politikadan bağımsız-akademisyen, usta bir kalem, güçlü bir zihin olarak okumak gayet keyifli bir deneyim oldu. Platon'un mağara alegorisinin-Varlık Felsefesi bakımından gerekli görmekle beraber-uzun uzadıya işlendiği kısım biraz klişelerin tekrarı gibi gelse de genel itibariyle Türkçenin anlatım zenginliğini yansıtan, hayata dair farklı bakış açıları geliştirmeye yönelik fırsatlar sunan, okunası bir eser.
Ciddi bir birikimin ve emeğin varlığının hissedildiği bu eseri, bir çırpıda okumak pek mümkün değil. Nihayetinde ismiyle müsemma bir serüvene dönüşüyor, kitap okuma faaliyeti.