Çevirmen:
Mesut Hazır
Tasarımcı:
Ali İmren
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 22 dk.
Sayfa Sayısı:
119
Basım Tarihi:
2 Aralık 2017
İlk Yayın Tarihi:
2017
Yayınevi:
Heretik Yayıncılık
ISBN:
9786059436298
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·119 syf.·
2022 21. kitabı
Hemen hemen her kitapta mutlaka bir karakterin veya yazarın “ben kimim” sorusuna ya da “ben kimim sorusuna bir cevabına” denk geliriz. Bu denk geliş muhtemelen hepimize de kendimize bu soruyu sordurmuştur. Ve yine muhtemeldir ki her kitaptaki "ben kimim" sorusuna verilen cevabı da nedense benimser ve destekler halde buluruz kendimizi. “Ben kimim?” sorusunu bize asıl sorduran, kimlik arayışı veya tanımlamasıdır, kanaatimce. Kimlik kitabının kimliğe ulaşmak için asıl üzerinde durduğu soru aslında buradan geliyor. Zygmunt’un çok yönlü düşünce biçimini, her perspektiften olaya bakma, yorumlama kabiliyetinin farkındaydım. Bu kitapta da bu kabiliyetini neredeyse kusursuza yakın bir biçimde gösteriyor. Modern dünyanın veya toplumun bize sunduğu tüketicilik(her şeyde) ve subjektif yaklaşımın gayet farkında olan Zygmunt, kimi sosyolog veya felsefecilere nazaran önyargı ve subjektiflikten uzak kalmayı oldukça başaran bir yazar olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Kitapta okurun neyi istediğini ve hangi cevaba ulaşmak istediğinin gayet farkında olan yazar, okuru tatmin etme çabasına hiç girmez hatta o kadar kendiliğinden uzak bir kitap yazmıştır ki hem kendisine hem de okuyana önyargı yapma eğilimini bile bırakmaz. Bunu kitapta fark etmeye başladığınızda kitabın size yeni pencereler açtığını hatta ilk okuyunca sıkıldığınız kitabın sizi sardığını göreceksiniz. Hiçbir edebi güzellemelere ihtiyaç duymadan sadece sorulara ve hayatındaki derlemelere, aklındaki bir diğer bilginlerin yorumlamalarına sıkça yer verip, sıkmaması da edebi bir başarıdır. Bu, kitabın niteliğini açığa çıkaran bir olgudur. Çoğu insan gibi “ötekiliği” derinden hisseden ve buna kendi bilgeliğinin yorumunu katan yazar “öteki” veya “ait olmayı isteyen” kişi veya düşüncelere bileğine güvenen yeni yorumlar
İnsan ve Toplum
KimlikZygmunt Bauman · Heretik Yayıncılık · 2017438 okunma
Puan vermedi·119 syf.··
2025 84. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2025 00:00
Zygmunt Bauman’ın “Kimlik” kitabı Bauman ile Benedetto Vecchi arasında gerçekleşmiş bir söyleşi kitabıdır. Doğrudan bir “kimlik teorisi” sunmaz; daha çok, modernlik ve özellikle de “akışkan modernite” bağlamında kimliğin ne anlama geldiğini tartışır. Bu nedenle kitap, kimliği kesin ve sabit bir şekilde tanımlamaktan ziyade, kimliğin tarihsel süreçler içinde sürekli değişen, kırılgan ve müzakere edilen bir mesele olduğunu vurgular. Bauman’a göre kimlik, sabit ve özsel bir şey değil, modern çağda bireyin sürekli kurmak, değiştirmek ve yeniden müzakere etmek zorunda kaldığı bir süreçtir. Kimlik bir keşif değil, inşa sürecidir Bauman, Kimlik arayışının, modern bireyin kaderi olduğunu düşünür. Ona göre geleneksel toplumlarda bireylerin kimlikleri büyük ölçüde doğuştan, aileden, dinden, yerelden belirlenirken; modern toplumda bu bağlar zayıflar ve kimlik bireysel bir tercih ve mücadele alanına dönüşür. Bauman, modern toplumlarda bireylerin sürekli bir “köksüzlük” ve “yerinden edilme” hissi yaşadığını söyler. Geleneksel aidiyet bağlarının çözülmesi, bireyi kimlik arayışına iterken, Modernlik ise, belirsizlik üretir. Bauman Ulus-devletlerin kimliği sabitlemeye çalıştığı noktaya da temas eder. Modern devletler, vatandaşlık, milliyetçilik ve toplumsal kurumlar aracılığıyla kimliği belirlemeye çalışmış, ancak küreselleşme bu çabaları zayıflatmıştır. Akışkan modernite kavramı, Bauman’ın kimliği tartışırken merkezde tuttuğu çerçevedir. Bu bağlamda bazı kimlik çeşitlemeleri sunar. Örneğin; Kırılgan kimlikler: Küreselleşme, göç, esnek çalışma biçimleri, hızlanan iletişim ağları kimlikleri sabit olmaktan çıkarır; kimlik artık “giyilip çıkarılan bir elbise” gibidir. Tüketim kültürü: Kimlikler tüketim pratikleriyle kurulur. İnsanlar, hangi markaları seçtikleri, hangi yaşam
KimlikZygmunt Bauman · Heretik Yayıncılık · 2017438 okunma
Puan vermedi
Kimliği belirleyen nedir? Bize verili olarak mı gelir, yoksa hayat boyu inşa ettiğimiz bir şey midir? Bauman bu kitabında yine çok yönlü bir düşünür olma özelliğini göstermekle kalmayıp, yaşanmışlıklarını da düşüncesiyle harmanlayarak zihin açıyor. Kimliği, ötekiliği, muhayyel tanımlamaların ve ön yargıların bizi düşürdüğü hali kendine has üslubuyla irdeliyor. İcat edilmiş uyrukların, sınırların ve ulusların yerlilik ile girdiği savaşı, kendi hayatından örneklerle zenginleştirerek açıklığa kavuşturuyor. Kendisine verilecek ödül ile ilgili olarak düzenlenen törende, hangi ulusal marşın gerçekten onu temsil edebileceğine karar vermekte zorlanırken yaşadığı açmaz, bir entelektüelin yersiz-yurtsuzluğunu anlatmakla kalmayıp, bir sürgün entelektüelin içinden geçtiği acıtan gercekliği de hepimizin yüzüne vuruyor. Bu gerçekliğin en çarpıcı yanlarından biri belki de şu cümlede ete kemiğe bürünüyor : “Ben asıl ötekiliğimi bir Yahudi olarak İsrail’de yaşadım. Zira ben, İsrail Yahudileri için bir Polonya Yahudisiydim.” Pek çoğumuz gibi, hayatı boyunca bir çeşit “çoklu ötekilik” halini tecrübe etmiş olan Bauman’ın kimlik üzerine söyledikleri, tıpkı diğer çalışmalarında olduğu gibi yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor.
Edebiyat
KimlikZygmunt Bauman · Heretik Yayıncılık · 2017438 okunma
Puan vermedi·119 syf.··
2020 6. kitabı
Kimliği belirleyen nedir? Bize verili olarak mı gelir, yoksa hayat boyu inşa ettiğimiz bir şey midir? sorusuyla başlayan kitap kimlik ve değerler adına temel sayılabilecek özelliklerin hepsini sorgulatıyor. ️ Yani eleştirel okumalara devam. . . Yöneten kimse, ulusu da o belirler. . . Devletin varlık sebebi, ‘biz’ ile ‘onlar’ arasındaki sınırı çizmek, sıkılaştırmak ve denetlemekti. . . Uyanık bir zihin için, köktenciliklerin halihazırdaki olağanüstü yükselişi hiçbir gizem taşımaz. . . Geriye dönemeyiz fakat bulunduğumuz yerden de memnun değiliz. . . Kaliteden emin olunamadığında acaba nicelik bir kurtuluş getirebilir mi ? .
KimlikZygmunt Bauman · Heretik Yayıncılık · 2017438 okunma
Puan vermedi·119 syf.··
2018 10. kitabı
Hayatında bir dönem komünistlerden bir dönemse Nazilerden kaçan Bauman, kendini belirli bir ülkeye ait hissetmediği için Charles Üniversitesinin törenine sahneye adım atarken onun için Avrupa Birliği Marşı çalınmasını istemiştir. Her Hocanın kendi ülkesinin marşı çalınırken Bauman'ın yıllarca farklı topluluklar tarafından ötelenmesi nedeniyle "aitlik" sorunu yaşaması ve Avrupa Birliği Marşı tercih etmesi doğaldır. Kendi yaşadığı bu kimlik karmaşası üzerinden bu olguyu genel hatlarıyla ele aldığı kitapta insanın "kimlik tanımlamasının" nasıl/nereden/ne şekilde olduğunu irdeliyor. Ve kendi sözleriyle diyor ki; Insanın kendinin en az farkında olduğu zaman, en "kendi" olduğu zamandır.
KimlikZygmunt Bauman · Heretik Yayıncılık · 2017438 okunma
9/10
·119 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 01:23
Kimliğin ne olduğu, modern çağın neresinde durduğu ile alakalı isabetli tespitlerin sıralandığı; yormayan ve okuruna farkındalık kazandıran güzel bir eser.
KimlikZygmunt Bauman · Heretik Yayıncılık · 2017438 okunma
9/10
·119 syf.··
Beğendi
·
2022 105. kitabı
"Kimliği belirleyen nedir?" sorusu kitabın okuyucuyu düşündürmeye sevk eden ana teması. Kitap içinde "kimlik" dendiğinde benim için politik ve bireysel kimlik inşası ön plana çıktı. Okurken aklıma Albert Einstein'ın o mükemmel tespiti geldi. Ki bu tespiti Bauman'ın kimlik inşası üzerine yazdığı kitabı en iyi özetleyecek cümle olabilir. "Görelilik kuramım başarıyla kanıtlanırsa Almanya benim bir Alman olduğumu iddia edecek. Fransa ise dünya vatandaşı olduğumu açıklayacaktır. Kuramım gerçek dışı çıktığında ise, Fransa bir Alman olduğumu söyleyecek. Almanya ise bir Yahudi olduğumu açıklayacaktır." Amerika, Avustralya ve Kanada örnekleri bu kitabı okuduktan sonra daha derinlemesine incelenebilir. Bu ülkeler bir zamanlar İngiliz sömürgesiydi ve son 250 yılda yoğunlukla göç alan ülkelerdi. Bugün bu ülkeler her dinden, her mezhepten ve her milliyetten gelen insanları kabul etmeye devam ediyor. Yeter ki anayasanın belirttiği kurallara uyarak vatandaşlığın gerektirdiği asli sorumlulukları yerine getirsinler. Burada dayatılan kimlik anayasal düzenle inşa edilen bir kurallar bütünü. Ama geçmişe baktığımızda bugün gözlemlediğimiz hoşgörülü manzarayı göremeyiz tabi ki. Beyaz Anglosaksonların yerlileri yerinden yurdundan ettiğini, asimile ettiğini ve farklılıklarına hoşgörü ve müsamaha göstermediğini görüyoruz. Hepimiz tercihimiz dahilinde olmayan bir kimlikle doğuyoruz. Eskiden kimliklerde din ibaresi bile vardı. Daha henüz doğmadan dininiz, mezhebiniz, ulusunuz belli oluyor. Zaman içinde doğup büyüdüğünüz toplumun ahlaki değerlerini bu kimliğe ekliyorsunuz. Ama günü geldiğinde tüm bu yerleşik değerleri bir kenara bırakıp, kendi özgür iradenizle yeni bir kimlik inşa edebiliyorsunuz. Tabi bu o kadar kolay da olmayabiliyor. Bugün Türkiye kimlik araştırmaları üzerine araştırma
Sosyoloji
KimlikZygmunt Bauman · Heretik Yayıncılık · 2017438 okunma
Kimlik Kaldı Mı?
Puan vermedi·119 syf.··
2026 90. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 06:26
Kimlik kitabında Zygmunt Bauman bireyselleşen ve bu bireyselleşme ışığında kişinin kendilik olgusunu oluşturan sac ayakları hakkında bir analiz ve öngörüsü üzerinden tanımlama ve tanıtlama yapmıştır. Bu tanıtlamayı yaparken klasik, modernist ve postmodernist insan olgusunun farkları ve anagramları hakkında bir yargı veya özne hükmünü alabilecek veçheler ortaya koymuştur. Sosyolojik açıdan ele alınan eser okuyucunun düşünce dünyasında izler bırakmaktadır. Geçmiş ile ilintili olan tanıtlamaların nasıl değiştiğine, kimliklerin ve kimlik algısının oluş-bozuluş denklemine nasıl bir yörünge üzerinden varlığını sürdürdüğünü ve bireysel kimliklerin hem sosyal hem cinsiyet açısından bir zaaf noktasını oluştuğunu da yine sosyalizasyon ve fordist bir şekilde ''tüketici'' olarak kapitalizm etkisini de sunmuştur. Bu sunuşla birlikte 'görünmez el' yani ekonominin kültüre ve inanç bağlamında etki-tepki formları da okuyucuya aktarmıştır. Böylelikle eser öz bir 'kimlik' tanıtlaması ve tanımlaması vaaz etmiştir. Bu vaazda ekonominin kimliğe etkisini hem medya hem davranış hem de inanç fraksiyonlarına inceden inceye değil despotik tarzda hüküm sürdüğünün de göstergelerini anlatmıştır. Sonuç olarak; Zygmunt Bauman Kimlik eserinde 'kimlik'lerin kökenlerini ve bu kökenlerin nasıl sığ bir hale dönüştüğününde izlerini ortaya koymaya çalışmıştır. Hem zihinzel hem de eylemsel olarak modernist ve postmodernist insanın kısacası sanal dünyanında içine girmesiyle 'hiperinsanın' varlığınıda anlatıma tabiyet vermiştir. Ve sanallığın insan olma koşullarındaki etkinliğini ve yetkinliğini de göstermiştir. Böylelikle tekonolojikleşen insanın kimlik bunalımı yerine kimlik bulanıklığının, flulaşan 'ben' olgusunun ve algısının altını kalın çizgilerle çizmiştir.
KimlikZygmunt Bauman · Heretik Yayıncılık · 2017438 okunma
7/10
·119 syf.··
Beğendi
·
2018 53. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2018 00:00
Kendi üzerinden bir örnekle kimlik konusuna giriş yapan Bauman, kendisine yöneltilen sorular üzerinden çeşitli yönleriyle kimlik konusuna açıklık getirmektedir.
Tarih
KimlikZygmunt Bauman · Heretik Yayıncılık · 2017438 okunma
6/10
·119 syf.·
2026 8. kitabı
Kitapta “ben kimim?” sorusuna Bauman’ın akışkan modernite olarak tanımladığı günümüzde kültür, ilişkiler, din ve cemaat, toplum, devlet, sosyal medya vs. bağlamları üzerinden karşılaştırılıp, cevap aranmaktadır. Kimliğin artık verilen bir şey olmadığı, sabit, tek veya birkaç parçadan oluşmadığı; aksine sürekli hareket halinde, tüketilen ve sürekli kurulması ve güncellenmesi gereken bir proje olduğu açıklanmakta. Bauman kitapta sistemi sert bir şekilde eleştirirken insanlık için hala umutlu olduğunu da söylüyor. Kimlik hakkında kapsamlı bir bilgi vermekten ziyade sistem üzerinden geçmi ile kıyaslıyor.
KimlikZygmunt Bauman · Heretik Yayıncılık · 2017438 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Zygmunt BaumanYazar · 47 kitap
Zygmunt Bauman, 19 Ekim 1925'te Polonya Poznan'da doğdu. Yahudi kökenli Polonyalı sosyolog ve filozoftur. Postmodern felsefenin hem sosyoloji alanında uyarlanmasını hem de genel kuramsal düzeyde sağlıklı bir şekilde değerlendirmesini ortaya koyan yapıtlarıyla tanınmaktadır. Zygmunt Bauman, II. Dünya Savaşı patlak verene kadar, Polonya-Poznan'da yaşamını sürdürmüştür. Daha sonra Sovyetler Birliği'ne taşındı ve savaşın ardından Varşova Üniversitesi'nde doktorasını yaparak Doçentlik sınavını verdi.1954'ten itibaren aynı üniversitede Sosyoloji dersleri verdi. 1968 yılında Polonya Komünist Partisi'nden ayrıldı. Aynı yıl, politik nedenlerden dolayı sosyoloji prefesörlük unvanını kaybetti. İsaril'e göç etmek zorunda kaldı. 1971 yılında Bauman, Büyük Brintanya'nın çağrısı üzerine, Leeds Üniversitesi'nde yeniden sosyoloji kürsüsüne sahip oldu. 1990'lara kadar orada çalışmalarını sürdürdü. Zygmunt Bauman, 1980'li yıllardan itibaren, Modernizm ile Totaliterizm arasındaki bağlantılar üzerine hem kuramsal hem de sosyolojik incelemeleriyle öne çıktı. Özellikle Almanya'daki Nasyonalsosyalizm üzerinden Holocaust hakkındaki çözümlemeleri bu bağlamda önemli bir etki yaptı. Böylelikle, Modernizme içkin kavram ve kategorilerin Totaliterlikle doğrudan ya da dolaylı ilişkileri derinlikli olarak ve disiplinlerarası bir yöntemle ortaya konulmuş olundu. Bauman, aynı zamanda postmodernizm hakkındaki çalışmalarıyla da önemli bir yer tutmaktadır. Siyasal, etik ya da genel olarak kuramsal düzlemde postmodernizmin değerlendirilmesini yapmış ve açık anlaşılır fakat derinlikli de olan metinleriyle postmodernizmin ne olup olmadığını, ne tür olanaklar sağladığını göstermeye ve netleştirmeye çalışmıştır 1989 yılında Amalfi Ödülünü ve 1998 yılında Theodor Adorno Ödülünü almıştır. Ünlü sosyolog Zygmunt Bauman, 9 Ocak 2017 tarihinde, 91 yaşında İngiltere’nin Leeds kentinde hayatını kaybetti.