Adı:
Kimlik
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
119
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059436298
Çeviri:
Mesut Hazır
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Heretik Yayıncılık
Kimliği belirleyen nedir? Bize verili olarak mı gelir, yoksa hayat boyu inşa ettiğimiz bir şey midir? Bauman bu kitabında yine çok yönlü bir düşünür olma özelliğini göstermekle kalmayıp, yaşanmışlıklarını da düşüncesiyle harmanlayarak zihin açıyor. Kimliği, ötekiliği, muhayyel tanımlamaların ve ön yargıların bizi düşürdüğü hali kendine has üslubuyla irdeliyor. İcat edilmiş uyrukların, sınırların ve ulusların yerlilik ile girdiği savaşı, kendi hayatından örneklerle zenginleştirerek açıklığa kavuşturuyor. Kendisine verilecek ödül ile ilgili olarak düzenlenen törende, hangi ulusal marşın gerçekten onu temsil edebileceğine karar vermekte zorlanırken yaşadığı açmaz, bir entelektüelin yersiz-yurtsuzluğunu anlatmakla kalmayıp, bir sürgün entelektüelin içinden geçtiği acıtan gercekliği de hepimizin yüzüne vuruyor. Bu gerçekliğin en çarpıcı yanlarından biri belki de şu cümlede ete kemiğe bürünüyor : “Ben asıl ötekiliğimi bir Yahudi olarak İsrail’de yaşadım. Zira ben, İsrail Yahudileri için bir Polonya Yahudisiydim.” Pek çoğumuz gibi, hayatı boyunca bir çeşit “çoklu ötekilik” halini tecrübe etmiş olan Bauman’ın kimlik üzerine söyledikleri, tıpkı diğer çalışmalarında olduğu gibi yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor.



(Tanıtım Bülteninden)
Kendi üzerinden bir örnekle kimlik konusuna giriş yapan Bauman, kendisine yöneltilen sorular üzerinden çeşitli yönleriyle kimlik konusuna açıklık getirmektedir.
Kitap sorular doğrultusunda verilen cevaplarla ilerlemekte. Bu durum soruların belirleyiciliğine ve cevaplar arasındaki farklılıklara dikkat edilmesine neden oluyor. Modern akışkanlık bağlamında kimlik biçimleri ve dönüşümünü ana tema. Küreselleşmenin ortaya çıkardıkları için neden-sonuç bağlamı oldukça tartışabilecek bir düzlemde inceleniyor.
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.242 Oy)8.559 beğeni27.485 okunma779 alıntı133.907 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.908 Oy)8.852 beğeni24.341 okunma1.648 alıntı112.837 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.225 Oy)3.741 beğeni12.396 okunma1.113 alıntı50.294 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.480 Oy)5.581 beğeni18.964 okunma772 alıntı96.924 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.213 Oy)3.281 beğeni10.027 okunma4.800 alıntı90.936 gösterim
  • Cesur Yeni Dünya
    8.5/10 (1.762 Oy)1.516 beğeni4.124 okunma927 alıntı29.777 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.759 Oy)18.362 beğeni41.574 okunma2.740 alıntı174.964 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.388 Oy)12.982 beğeni33.219 okunma3.151 alıntı139.653 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.165 Oy)7.734 beğeni21.760 okunma784 alıntı85.062 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.275 Oy)7.624 beğeni20.637 okunma3.728 alıntı123.511 gösterim
‘Birisini bir şeyle tanımlamak...’, kişiyi,
kontrol etmesi şöyle dursun, etkileme imkânının bile bulunmadığı bir kadere tutsak etmek demektir.
...vestiyer cemaatler diye adlandırılabilecek birlikteliklere yönelik giderek artan bir talep peyda oldu -tıpkı tiyatroya gidenlerin kabanlarını astıkları vestiyerler gibi, insanların en azından görünürde bireysel gailelerini astıkları Vestiyer cemaatler -.
Elektronik teknolojiler tarafından ‘kolaylaştırılmış temaslara’ maruz kalan bizler, gerçek ha­yatta gerçek insanlarla doğal etkileşime girme kabiliyetimi­zi yitiriyoruz. Hatta yüz yüze temaslarda utangaçlık gösteriyor, belalara davetiye çıkarmamak ve kendimizi belalara açık hale getirmemek için telefonumuza sarılıp hararetle tuşlara basarak mesaj yazmaya girişiyoruz -fiziksel olarak yakınımızda olan şu ‘gerçek insanlarla karmaşık, dağınık, öngörülemez, kesip bitirilmesi zor etkileşimlerden kaçmak için-. Hayali cemaatlerimiz genişledikçe (her ne kadar daha sığ olsa da) gerçeklerini bir araya getirip kaynaştırma görevi daha ürkütücü bir hal alıyor.
Kimlikler havada salınıp durur; bazılarını kişi kendisi seçerken diğerleri etraftakiler tarafından şişirilip fırlatılır ve kişi birincileri ikincilere karşı korumak için sürekli uyanık olmak zorundadır; yüksek miktarda yanlış anlaşılma ihtimali vardır ve müzakereden geriye sonsuz bir denge oyunu kalır. Kişi böylesine müphem koşullarla başa çıkmak için ihtiyaç duyulan zorlu becerileri ne kadar çok geliştirir ve onlara hâkim olursa, keskin uçlar o kadar körelir ve o kadar az acı verir; güçlükler bunaltıcı ve bez­dirici olmaktan çıkar. Kişi kendini her yerde chez soi, yani 'evinde’ hissetmeye bile başlayabilir -fakat kişinin ödemesi gereken bedel, artık hiçbir yerin kendisi için gerçekten ve tam anlamıyla yuva olamayacağını kabullenmektir-.
Şeyler ancak ortadan kaybolduklarında, işe yaramaz hale geldiklerinde, saçma sapan davranmaya başladıklarında veya bize hayal kırıklığı yaşattıklarında onların farkına varma, onları araştırmamı­zın odağına koyma ya da tefekkür dünyamıza katma eğilimindeyiz.
Kolayca başlatılan, hızla tüketilen ve talebe göre atılan ilişkilerin kendi yan etkileri vardır. Çöp yığını heyulası hiç de uzakta değildir. Hepsi bir yana, hızlı atık tavsiye hizmet­leri
her iki tarafın emrine amadedir. Oliver James’in tarif ettiği türden bir felaketle karşılaşabiliriz: ‘Hayatımız sürekli olarak başkalarının yokluğu duygusuyla zehirlenmiş hal­de, boşluk ve yalnızlık hissi nedeniyle matem havasında’.
Sadece hayat mücadelesinden ibaret olan bir gündelik hayatta, "iyi toplum" vizyonuna ne yer vardır ne de zaman..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kimlik
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
119
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059436298
Çeviri:
Mesut Hazır
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Heretik Yayıncılık
Kimliği belirleyen nedir? Bize verili olarak mı gelir, yoksa hayat boyu inşa ettiğimiz bir şey midir? Bauman bu kitabında yine çok yönlü bir düşünür olma özelliğini göstermekle kalmayıp, yaşanmışlıklarını da düşüncesiyle harmanlayarak zihin açıyor. Kimliği, ötekiliği, muhayyel tanımlamaların ve ön yargıların bizi düşürdüğü hali kendine has üslubuyla irdeliyor. İcat edilmiş uyrukların, sınırların ve ulusların yerlilik ile girdiği savaşı, kendi hayatından örneklerle zenginleştirerek açıklığa kavuşturuyor. Kendisine verilecek ödül ile ilgili olarak düzenlenen törende, hangi ulusal marşın gerçekten onu temsil edebileceğine karar vermekte zorlanırken yaşadığı açmaz, bir entelektüelin yersiz-yurtsuzluğunu anlatmakla kalmayıp, bir sürgün entelektüelin içinden geçtiği acıtan gercekliği de hepimizin yüzüne vuruyor. Bu gerçekliğin en çarpıcı yanlarından biri belki de şu cümlede ete kemiğe bürünüyor : “Ben asıl ötekiliğimi bir Yahudi olarak İsrail’de yaşadım. Zira ben, İsrail Yahudileri için bir Polonya Yahudisiydim.” Pek çoğumuz gibi, hayatı boyunca bir çeşit “çoklu ötekilik” halini tecrübe etmiş olan Bauman’ın kimlik üzerine söyledikleri, tıpkı diğer çalışmalarında olduğu gibi yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor.



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 19 okur

  • Uğur
  • Selahattin
  • okaliptus
  • Ceren Öztürk
  • Hanna
  • Betül Acar
  • Murat Karahan
  • Caner Toptaş
  • İlkay Şal
  • Gokce Zabunoglu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.3 (1)
9
%0
8
%28.6 (2)
7
%28.6 (2)
6
%28.6 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0