Ali İmren

Ali İmren

DerleyenÇevirmenTasarımcı
8.5/10
130 Kişi
·
316
Okunma
·
0
Beğeni
·
127
Gösterim
100 syf.
·3 günde·10/10
Silvan heja mêr :")

Pek sevgili canım insan Adnan Yücel, sen nasıl yazıyorsun acaba? Bunu nasıl başarıyorsun? Senin nasıl da bilememişiz değerini sen yaşarken?

100 sayfalık bir kitaptan 30 alıntı paylaştım, notlarıma kaydettiklerimi saymıyorum bile, siz düşünün ne kadar sevdiğimi kitabı.
Buradan sadece "maddiyat"ı ön plana alarak "çok satanları" raflarına koyan kitapçılara sitem ediyorum. Bu kitabı ebup okuduğum için üzgünüm, altı çizilesi, kenarına notlar yazılası,resim çizilesi o kadar çok yer var ki kitapta...

Mesela;

"Bir tabak yaşam istiyoruz garson
Şöyle zulümsüz köşesinden
Biraz umut
Bir bardak da mutluluk
Ama sonsuzluğun mor ülkesinden"(syf 73)

Biraz umut isitiyoruz garson!
Sen benim umudum oldum sevgili canım insan... direnişinle, kavganla, aşkınla, mor ülkenden el sallayıp umut oldun bana :")

"Gelmek istersen yanıma
Sakın ha
Türküsüz çıkmayasın yollara" (syf68)

Heybeme bildiğim tüm türküleri doldursam... düşsem yollara, yürüsem, dursam, durulsam, yine yürüsem, sana gelsem canım insan.

"Uzat asma dalı kollarını
Sana sarılmak istiyorum" (syf79)

Sen de uzatsan kollarını sarılsak. Bunları söylemek için geç, farklı zamanlardayız ve bunun için üzgünüm. Oturup şiirlerine dair konuşmak isterdim seninle.

Toprak hala beton, yağmur kokusu gelmiyor...kuş sesleri de uzakta hala...ama mor bakmayı bilen güzel insanlar var. "İçimde tüm dünya dilleri"(syf24) çok dilli, çok güzel insanlar var... Bizim ülkemizde gelenektir zaten yaşayanın değerini bilmemek. Ama seni anlamaya,anlatmaya çalışanlar var...

"Selam söyle yaşamın baharına "(syf65)
Yaşamın baharına selam söyleyenler, yaşamı bahar eyleyenler var...

Bu yüzden şanslı olduğunu düşünüyorum pek sevgili Adnan Yücel :")

"Radyoda bir kaval sesi bu sabah
Bağdaş kurup oturdu soframa
Ekmeğim tazelendi sanki
Dağlı çiçekler serpildi yalnızlığıma"(syf53)

Bu yazıyı okuyan canım insan, bu adamın kitaplarını okuyun, okutun. Dünya görüşünüzün, ırkınızın, dininizin,dilinizin ne olduğunu önemsemeden. Bundan önce yazdığım iki incelemede de söyledim, şimdi yine söylüyorum;
"Yakın önyargılarınızı, okuyun, okutun,anlayın"
Oturun bu bereketli sofraya, kaval sesi huzur doldursun içinizi, mor bakın...sevin

Iyi olun, iyi kalın canım insanlar :")
100 syf.
öncelikle bu güzel şiir kitabını bana hediye eden arkadaşım Esra Kurt ya çok teşekkür ederim.

https://i.hizliresim.com/moABjP.png

"aşkın ve kavganın şairi" sıfatını en çok hak edenlerden biriyken, bu derece yalın ve adam gibi yaşamışken, "sanki hakettiğini alamadan sessizce gidivermiş" hissidir, herhalde içime sinmeyen... 

"aşk demişti yaşamın bütün ustaları,
aşk ile sevmek bir güzeliği,
ve dövüşebilmek o güzellik uğruna."

ona boşuna üstad demiyoruz.

"radyoda bir kaval sesi bu sabah
bağdaş kurup oturdu soframa
ekmeğim tazelendi sanki
dağlı çiçekler serpildi yalnızlığıma
biliyorum çaresi yok bu çilenin
işte gerçek
çıplak bir kaya gibi karşımda
çay kırmızı bakıyor zeytin kara
yine de susmuyor içimdeki pınar
yaslanıp çok uzaklardaki dağlara
az da olsa
mor bakmak istiyorum insanlara"

Diyor üstad kitaba da ismini verdiği şiirde ne desem bir şairin sayfalarca yazdığı bir kitap hakkında ne denebilir ki birçok şey evet bir çok şey... yumduğun anda gözlerini maruz kaldığın karanlıkta ışık görmek gibi acı sevinç hüzün hepsi bir arada insanı insan yapan bu değil mi nasipleniyorsun istemesen de her birinden bana soracak olursanız şairler birer yaşam tanrısı/tanrıçası gibidirler. şiir sevin okuyun okutun bir başka kıpırdıyor insan yüreği o zaman. tekrar ve tekrar sana teşekkür ederim Esra Kurt


bu belki de bir inceleme değildir ne olduğunu bende bilmiyorum.
400 syf.
·Beğendi·10/10
Bana medet senden olur efendim,
Aşılmaz dağların ardında kaldım...

Pir Sultan Abdalım, ben de gülmedim,
Aradım derdime derman bulmadım.
Yol nereden gelir gider bilmedim,
Kesildi kervanım bellerde kaldım.
Önce pir Sultan abdal anlatan ardından onun de işlerini yer veren bir kitap.
Hızır Paşa bizi berdar etmeden,
Açılın kapılar Şah'a gidelim.
Siyaset günleri gelip yetmeden,
Açılın kapılar Şah'a gidelim.

Gönül çıkmak ister Şah'ın köşküne,
Can boyamak ister Ali müşküne,
Pirim Ali On'ki İmam aşkına,
Açılın kapılar Şah'a gidelim.

Her nereye gitsem yolum dumandır,
Bizi böyle kılan and ü amandır,
Zincir boynum sıktı halim yamandır,
Açılın kapılar Şah'a gidelim.
304 syf.
Kitap, sosyolojik temel gerektiren bir zemine sahip olsa da bilgiye ulaşmanın zor olmadığı günümüz koşullarında herkesin kendince okumak isteyeceği bir başlık mutlaka vardır. Perspektiflerimiz söz konusu olduğunda objektif ya da sübjektiflik arasındaki mücadelede, öznelliğimizi nesnelleştirmemize dair eleştirisi, gündelik hayatta da dikkate değer bir konu...

Mükemmellik öğretilebilir mi? kadim sorusuyla başlayıp eğitim öğretimin normal dönemlerde bu sorgulamanın dışında kaldığı ve içinde birtakım varsayımları barındıran nice soruların açılımlarını da düşündüren, sohbet havasında sosyolojik dersler kitabı :)
96 syf.
Adnan Yücel'in okuduğum ilk şiir kitabı oldu "Soframda Kaval Sesi". İsminden dahi şiirinin havasını sezmek mümkün. Doğayla barışık, insancıl, hayat dolu bir insanın şiirlerini okuyorsunuz bu kitapta. Ve bence en dikkat çekici yanı, her şiirinin büyük bir coşku içermesi. Adnan Yücel bu coşkusunu öyle güzel yansıtmış ki kalemine, etkilenmemek mümkün değil.
360 syf.
·15 günde·6/10
m.ö hikayeleri anlatan bir kitap. Günümüz için bazi oykuler sacma geliyor ancak o donem icin anlasilan o ki, Olagan ve kayda deger demek ki. Heyecanli oykulerde var. degisik enterasan kitap okuyayim derseniz, okunabilir.
350 syf.
·Puan vermedi
Lise yıllarında okurken sıkılıp bıraktığım, üniversitede bitirmeyi başarabildiğim bir kitap.İlk bakışta çocuk kitabı gibi görülebilir fakat gayet ağır eleştiriler içeren Jonathan Swift’in sözcüsü olan bir kitap.İrlanda asıllı olan Swift yaşadığı sömürgeleri, sınıf ayrımlarını , kapitalizmi, emperyalizmi bazen doğrudan bazen dolaylı olarak Gulliver karakteri ile onun gidip gezdiği gördüğü ütopik ülkeler aracılığıyla anlatmış. İlk olarak Lilliput ülkesine seyahat ediyor, cücelerin şehri burası ve sürekli siyaset ve dalavere ile uğraşıyorlar. Burda soyut bir eleştiri var siyaset ve küçük adamlar ve İngiltere.. Brobdingnag ikinci ülke ve devlerin ülkesi orada ise koskoca devlerin kusurlarını daha net olarak görüyor bir cüce olarak Gülliver, bu ülkede hep tarım ve kırsal alan var Swift aslında sanayileşme ve endüstri devrimini eleştiriyor dolaylı olarak. Laputa üçüncü ülke ve uçan ada.İngilterenin en çok eşleştiği ülke burası yazarımıza göre. Sürekli matematik, astronomi ve müzik ile ilgileniyor buradaki insanlar. Çok dalgın insanlar ve her bir insanın bir balonlu hizmetkarı var balonları ile efendilerine yapması gerekenleri gösteriyorlar mesela birini dinlemesi için kulağına balonu dokunduruyor. Buradaki yönetici ise hep sömürge peşinde. Yazarımızın ve karakterin en sevdiği ülke Houyhnhnm ülkesi , burada atlar ve Yahoolar yaşıyor. Atlar efendi aristokrat sınıf, yahoo ise vahşi, hayvana benzeyen, iğrenç kokulu yaratıklar. İnsan ırkı görünüş olarak aynı Yahoo ya benziyor bu romanda. Ve Gulliver kendisinden ve insan ırkından nefret ediyor, hep bu ülkede atların emrinde yaşamak istiyor. Swift’in bir ahırda iki at ile beraber yıllarca yaşayıp o ahırda öldüğü gibi söylentiler de var. Misanthrope yani insan ırkından nefret eden bir yazar. Switf’in mezar taşında yazan cümle “Burada, vahşi haksızlıklar karşısında kalbi paramparça olan biri yatıyor…”

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 316 okur okudu.
  • 21 okur okuyor.
  • 334 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.