Küreselleşme Toplumsal Sonuçları

8,3/10  (9 Oy) · 
24 okunma  · 
7 beğeni  · 
679 gösterim
Tabloda her şeyin bulanık göründüğü zamanlarda, hayatlarını kesinlik ve berraklığa adamış sosyal bilimciler genellikle susar ve taşların yerine oturmasını bekler. Zygmunt Bauman gibi kalburüstü düşünürler ise cesaretle belirsizliğe dalar ve bulduklarını, gördüklerini, hissettiklerini ortaya döker. İşte Küreselleşme böyle bir cüretin ürünü. XX. yüzyılın sonlarında, artık ne süper güçler ne de bu güçlerin, dünyayı bölüp her köşesine bir anlam vererek yarattıkları bütünsellik kalmamışken ve pusulaların gösterebileceği bir kuzey yokken yazılmış; ancak doğru yöne işaret ettiği her geçen gün daha açık hale gelen bir eser.

Bauman'a göre, küreselleşen güçler saltanat günlerini yaşıyor, bunun bedelini de yerelliğe çakılıp kalmış zavallılar ödüyor. Hayat toprağa, yerele bağlı olmayı sürdürüyor; oysa güç artık yurtsuz ve ne emekçilere, gençlere, muhtaçlara ne de gelecek nesillere karşı sorumluluk duyuyor. Küreselleşme bu dengesizlik üzerinde duruyor. Yereller dağarlarında ırk, millet, etnik köken, sınıf gibi ne varsa kullanarak yeni bir "biz" duygusu yaratmaya çalışırken, artık yoksullara ihtiyaç duymayan küreseller onların içlerine kapanmalarını körüklüyor.

Batı, bir zamanlar dünyayı aydınlatmak ve kendisine benzetmek için harcadığı çabayı şimdi herkesin olduğu yerde ve olduğu gibi kalması için harcıyor. Küreselleşme kitabında Bauman, küreselleşmenin getirdiği ahlâki ikilemlere çarpıcı örnekler vererek değiniyor. Yiyeceğin bol olduğu yere gitmek isteyen açlar, büyük paralar ödeyerek sonunda kendilerini "çatık kaşlar"ın beklediği yolculuklarına çürük teknelerle, kimliksiz çıkarken; zenginler uçakların birinci mevkilerinde şampanyalarını yudumlayarak küreselliğin tadını çıkarıyor, üstelik daha ucuza.

Suç ve ceza anlayışındaki değişim üzerinde de duruyor yazar; artık hapishanenin istihdamın bir alternatifi haline geldiğini, ihtiyaç duyulmayan yığınla insandan kurtulmanın ve yatırımcıların güven duyacakları bir ortam yaratmanın yeni bir yolu olduğunu söylüyor. Gelecek hakkında ilginç olduğu kadar korkutucu öngörülerde bulunan Bauman'a göre yereller yerellikleri etrafına kalın duvarlar örerken, küreseller yerellikleri toplama kamplarına dönüştürme peşinde. Küreselleşme ve onun ikiz kardeşi yerelleşme, aynı amaca hizmet ediyor: parçalanma ve yabancılaşma. Küreselleşme, yerelleşmenin de küreselleşmenin de ağırlıklarını fazlasıyla hissettirdiği günümüz Türkiyesi'ni anlamak için vazgeçilmez bir kaynak niteliği taşıyor.
  • Baskı Tarihi:
    2014
  • Sayfa Sayısı:
    147
  • ISBN:
    9789755392547
  • Orijinal Adı:
    Globalization The Human Consequences
  • Çeviri:
    Abdullah Yılmaz
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Cavanşir Gadimov 
18 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Küreselleşme çoğu zaman olumlu bir olgu olarak ifade edliyor. Ancak küreselleşmenin olumlu tarafı olduğu gibi insanları, toplumu olumsuz etkileyen yönü de var. Bu kitap da küreselleşmeyi bütün bir yönleri ile ele alıyor.

Kitaptan 49 Alıntı

Aykan 
19 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yanlış sorular sormak ise çoğu kez gözlerin gerçekten önemli meselelerden başka yönlere çevrilmesine hizmet eder.

Küreselleşme, Zygmunt Bauman (Sayfa 12)Küreselleşme, Zygmunt Bauman (Sayfa 12)
Aykan 
05 Oca 16:04 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Zayıf devletler,çoğu zaman bir yeni dünya düzensizliğine benzeyen Yeni Dünya Düzeni'nin,kendini sürdürmek ve yeniden üretmek için ihtiyaç duyduğu şeyin ta kendisidir.

Küreselleşme, Zygmunt Bauman (Sayfa 79)Küreselleşme, Zygmunt Bauman (Sayfa 79)
Füturlu Münasebetsiz 
04 Tem 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Birliktelik değil, sakınma ve ayrılma, çağımızın megapollerindeki başlıca hayatta kalma stratejisi haline gelmiştir. Komşuları sevmek ya da onlardan nefret etmek artık mesele değildir. Komşulardan uzak durmak bu ikilemin icabına bakacak ve seçim yapmayı gereksiz kılacaktır; sevme ve nefret etme arasında bir tercih yapılmasını gerektiren durumları bertaraf etmemizi sağlayacaktır.

Küreselleşme, Zygmunt Bauman (Sayfa 58)Küreselleşme, Zygmunt Bauman (Sayfa 58)

Elektronikle desteklenen “sibermekân”da vücut bulan “yeni
özgürlük”e düzülen ortak methiyede kaydedilen şey, bu yeni seçkin­
ler için gücün — kadiri mutlaklık, fiziksellikten arınmışlık ve gerçeklik
oluşturma gücü ile dünya ötesi oluşun garip, bir o kadar da korkunç
karışımının— dünyevi olmayışı deneyimidir; Margaret Wertheim,
“Hıristiyanlık’taki cennet anlayışı ile sibermekân arasında bir benzer­
lik” kurmuştur. Bu dikkate değer benzetimde Wertheim şöyle der:
Nasıl ilk Hıristiyanlar cenneti maddi dünyanın kaosu ve kokuşmuşluğu­
nun ötesinde, idealleştirilmiş bir âlem olarak hayal ettilerse — ki bu, çevre­
lerindeki imparatorluk un ufak olurken fazlasıyla aşikâr bir
çözülmeydi- bu toplumsal ve çevresel dağılma çağında, günümüz
sibermekân misyonerleri de kendi âlemlerini maddi dünyanın sorunları
“üzerinde” ve “ötesinde” bir yer olarak sunuyorlar. İlk Hıristiyanlar cen­
neti insan ruhunun bedenin zaaflarından ve yanılgılarından kurtulacağı
bir âlem olarak tanıtırken, sibermekânın günümüz savunucuları ise
sibermekânı benliğin fiziksel bedenin sınırlarından kurtulacağı bir yer
olarak ayakta alkışlıyorlar.

Küreselleşme, Zygmunt BaumanKüreselleşme, Zygmunt Bauman
Aykan 
16 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kim ki yerellikten kurtulur,sonuçlarından da kurtulur.

Küreselleşme, Zygmunt Bauman (Sayfa 16)Küreselleşme, Zygmunt Bauman (Sayfa 16)
Aykan 
12 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Zamansal/mekansal mesafelerin teknoloji vasıtasıyla sıfırlanması,insanlık durumunu homojenleştirmekten çok kutuplaştırma eğilimindedir.

Küreselleşme, Zygmunt Bauman (Sayfa 26)Küreselleşme, Zygmunt Bauman (Sayfa 26)

Margaret
Thatcher’ın yerel özyönetimleri yok etmek için açtığı savaşının ilk
yıllarında, Tory Yıllık Konferansı’nda işadamlarının kafalara kazın-
ması gerektiğini düşündükleri bir mesaj henüz alışmamış kulaklar-
da anlaşılmaz ve tuhaf yankılar uyandırdığından bu mesajı beyinlere
iyice işleyebilmek için birçok işadamı defalarca kürsüye çıkma ih-
tiyacı duymuştu. Verilen mesaj şuydu: Şirketler, ihtiyaç duydukları
yol yapımı ya da kanalizasyon tamiratı için yerel yönetimin koyduğu
vergileri memnuniyetle vereceklerdi, ancak kaderlerinden sorumlu
olmadıkları ya da bir yükümlülük hissetmedikleri yöredeki işsizler,
sakatlar ve öteki insan artıklarını desteklemek üzere para vermek için bir neden görmüyorlardı.

Küreselleşme, Zygmunt BaumanKüreselleşme, Zygmunt Bauman

"Bir şirket, ne çalışanlarına, ne tedarikçilerine ne de kurulduğu
yöreye aittir; ona yatırım yapan insanlara aittir." Modern te­
şebbüsün el üstünde tutulan “akıl hocası” Albert J. Dunlap, kendi faaliyetlerinden dolayı
kendini kutlayan raporunda amentüsünü böyle özetliyor.Dunlap’ın aklında, her şeyden önce, tümcenin geri
kalan kısmında ima edilen şey vardı: Çalışanların, tedarikçilerin ve
topluluk sözcülerinin, “yatırım yapan insanlar”ın alabilecekleri ka-
rarlarda söz haklan yoktur; asıl karar sahiplerinin, yani yatınmcıların,
şirketlerini nasıl işletecekleri konusunda bu insanlar tarafından ortaya
atılabilecek her türlü öneriyi göz ardı etmeye, geçersiz ve yersiz ilan
etmeye hakları vardır.
Belirtmekte yarar var: Dunlap’ın mesajı bir niyet ifadesi değil, bir
olgunun tespitidir.

Küreselleşme, Zygmunt BaumanKüreselleşme, Zygmunt Bauman
Aykan 
19 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Sürüklenme ile yön belirleme arasındaki farkı yaratan,nihayetinde doğru sorular sormaktır.

Küreselleşme, Zygmunt Bauman (Sayfa 12)Küreselleşme, Zygmunt Bauman (Sayfa 12)

Hazzı ertelemenin anlamsız olduğunu düşünerek “günü yaşayanlar” kadar, geleceği önemseyen ve ileride önlerine çıkabilecek talihsizliklerin farkında olan insanlar da yaşamın vaatlerinin gelip geçiciliğinin farkındadır.

Küreselleşme, Zygmunt BaumanKüreselleşme, Zygmunt Bauman
5 /