Serenat'dan ve Kardeşimin Hikayesi'nden sonra beğeni eşiğim yükseldi sanırım. Bu kitabı tam bir bütünlük içinde göremedim. Olaylar biraz kopuktu. Kitabın ilk 40 sayfası durmaksızın aktı, "Bu kitabın fikri güzel!" dedim. Mekan, zaman, kişiler hepsi güzel başladı. Serim bölümü çok hoşuma gitti. Sonrasında hayatın doğal akışına uygun olmadığını düşündüğüm olaylar ve iç konuşmalar okumak canımı sıktı. Onca kitaptan sonra hala acemilik yapıyor, diye düşündüm. Belki daha ayrıntılı ve birkaç ciltlik bir roman yazsaydı her şey birbirine daha iyi bağlanırdı. Livaneli'yi okumayı seviyorum ama çoğu kitabını "az kalsın çok iyi olacakmış" diye bitiriyorum. Bir yerlerini eksik bırakıyor. Kitabı yayınlamakta acele ediyor belki. Çok iyi bir fikir yakalıyor, başlarda her şey güzel ilerlerken çimentosu eksik sıva gibi bazı yerlerinden dökülüyor.