"At başından beni, at! –diyordu hıçkırıklar arasında.– Ben yarın gideceğim...
Bir şey daha yapacağım. Ben kimim? Ahlaksız bir kadın. Senin boynuna bağlanmış bir taş. Sana acı çektirmek istemiyorum, istemiyorum! Seni kurtaracağım. Beni sevmiyorsun, başkasını seviyorsun!"
“Aleksey Aleksandroviç’in ve Seryoja’nın yaşadığı utanç ve rezalet de, benim korkunç utancım da ölümle birlikte bitecektir. Ölürsem o da pişman olacak, acıyacak, sevecek, benim yüzümden acı çekecektir.”
“İstediği zaman, istediği yere gitme hakkına sahip. Sadece çekip gitmek değil, beni bırakıp gitmek. Onun her şeye hakkı var, benimse hiçbir hakkım yok. Bunu bildiği için böyle davranmaması gerekirdi. Peki ama ne yaptı ki?.. Bana soğuk ve sert bir ifadeyle baktı. Elbette bu belirli olmayan, elle tutulmayan bir şey, ama daha önce böyle bir şey olmamıştı ve bu bakış pek çok anlama geliyor, –diye düşünüyordu.– Bu bakış, bir soğukluğun başladığı anlamına geliyor.”