Hava da karardı kararacak,
Işıklar yandı caddede.
Millet evine dönüyor, telaşlı,
Benimse adımlarım dolaşıyor birbirine.
Şimdi bir yerlerde oturmuşsundur sen,
Belki de o çok sevdiğin çayı içiyorsun.
Aklına geliyor muyum acaba?
Hiç sanmam.
Gelse, bir akşamüstü de sen çıkıp gelirdin.
Oysa ne güzel planlarım vardı senin için;
Sana ucuzundan bir çift pabuç alacaktım,
Gidip o salaş turnike arkasında oturacaktık.
Sen denizden bahsedecektin,
Ben senin gözlerinden.
Olmadı ya, canın sağ olsun.
Ölüm Allah’ın emri, ayrılık da varmış kaderde;
Ama insan bari bir mektup yazardı,
"Gidiyorum" diye.
Şimdi bu koca İstanbul'da,
Bir ben kaldım galiba seni düşünen,
Bir de şu köşedeki eskici.
O eski malları toplar,
Ben eski günleri...