"Size akşama kötü bir misafir geliyor." desem, akşama dek hop oturup hop kalkarsınız. "Yanılmışım, size gelecek olan misafir iyi bir misafirmiş, bana yalan söylemişler." dediğimde bu telaşınızdan eser kalır mı? Sorun misafirde değil, sorun iyi-kötü şeklindeki misafir algınızda.
Yanlış bir mesaj geldi. İtfaiye harakete geçti. Bakıyorsunuz yola, itfaiyeler var, siren sesleri var. Işıklar yanıp sönüyor. Son derece ileri bir sürat yapılıyor. Bunları görince korktunuz. Çünkü beyniniz bunlara bakarak "Eyvah! Yangın var ve üstelik de çok büyük." diye algıladı. Ancak yangın yokmuş, sadece tatbikat varmış. Bunu öğreniyorsunuz birden. Korkunuzdan eser kalır mıydı?
Atak sorunu size kötü haber getiren bir yalancıdır. Bu sorunun zihninize bıraktığı düşünceler de bu yalancının getirdiği haberdir. Bir kişi sırf geldi ve gelirken de size haber getirdi diye hemen ona inanır mısınız? Haberi getirmiş olması inanmak için yeterli midir? Bu kişiyi iyi tanır da bir yalncı olduğunu öğrenirseniz şayet, söz konusu kişinin getirdiği haberin, sizin üzerinizde, sırf işittiğiniz için üzülme, korkma, kaygılanma türünden bir etkisi olabilirmi? Etkileniyorsanız o kişinin bir yalancı olduğuna dair inancınız sorunludur. siz hala bu kişiye inanıyorsunuzdur.