Sevgili İzzet Güllü hocama çok teşekkür ederim 10 yıldır hem YouTube videoları ile bıkmadan usanmadan bu sektörün asıl yüzünü insanlara gösterdiği için hem de binbir emekle yazdığı kitaplar ve tükettiği nefes için. İyiki varsınız
Yıllar öncesinde panik atak problemleri çektiğim süreçte birçok psikolojik destek aldım. Her gece kalp çarpıntım olurdu ve buna ölüm korkusu eşlik ederdi. Sonrasında İzzet Güllü hocanın YouTube videolarına denk geldim. Çok şükür panik atak illetinden kurtuldum.
Kitaba gelirsek;
Hocam, katılaşmış zihinlerin, hem psikolojik problemlerin oluşumunda hem de gündelik hayatımız üzerindeki olumsuzluklarına değinmiş ve Olabilir telkini ile birlikte, zihinde ve ruhta esnemenin geleceğini belirtmiş. Mesleğinden dolayı psikolojik problemler üzerinden örnekler vermiş ama gündelik hayatımızda da bunun çok bariz bir şekilde kullanılabileceğini göreceksiniz.
Meğer ne çok kandırılmışız. Duygularımızı ne kadar yalnış tanımışımız... İzzet Güllü'yü videoları ile tanıdım zor bir dönemimde dinledikçe ne kadar doğru dedim her seferinde şaşırarak dinledim ve ilaç gibi bir kitap yazınca hemen aldım ve okumaya başladım az az okudum sindire sindire ve kitap bitince dedim ki duygularımı ne kadar yanlış tanımışım. Şuan kendimi daha iyi tanıyorum ve ben hasta değilim algılarım bozuk bunları teker teker düzeltmeye başladım. Yolumu öğrendim.. tabelaları sökmek yerine onları takip etmeyi öğrendim.. iyi ki karşıma çıktın hocam..
Kendisi tam bir başucu kitabı okuyun ve okutturun sorun diye kodlandığımız olaylara yeni bir bakış açısıyla bakmayı öğretecek ufkunuzu genişletecek bir kitap.
İzzet Güllü’nün “Olabilir” kitabı, kafayı takmadan hayatı daha rahat yaşamanın yollarını anlatıyor. “Olabilir” demeyi öğrenince düşüncelerimiz esniyor, hayata daha açık oluyoruz. Kitap, sorunları kafaya takmak yerine farkındalık ve bilinç değişimiyle çözebileceğimizi gösteriyor.
Psikiyatri denilen sektörün aslında bir tıp dalı olmadığını, sosyal bilimlerden psikolojinin de onun rayına itilmesi sûretiyle çözümden ziyade problem üreten bir yapının dünya üzerinde ortaya çıkarıldığını ve bunun ilaç lobileri tarafından nasıl desteklediğini hayretle öğrendim. Kaygı, korku, hüzün, sıkıntı tıpkı sevinç, neşe, mutluluk duyguları gibi sıradan ve insanî duygulardır. Fazla veya az olması hastalık anlamına gelmez. Zaten piyasadaki depresyon, anksiyete, OKB, vb. durumlar kitaplarda dahi hastalık olarak geçmez. Tüm bunlar daha fazla ilaç ve terapi satma derdinde olan sektörün yanlış kodlamalarıdır. Bu bozuk yazılımı değiştirmenin yolu ise doğru kodlamadan geçiyor. İşte bunun nasıl yapılacağı kitapta gayet ayrıntılı şekilde anlatılmış. Mezkûr eser, bu yönüyle bir kitap olmanın yanında bir nevi ilaç ve terapi özelliği taşıyor. İsteyen yazarın aynı işlevdeki videolarıyla kendi yazılım sürecini hızlandırabilir. Yine YouTube sayfasındaki yüzlerce canlı tanık örneğiyle bunun nasıl yapılacağını öğrenebilir. Sadece bir kitap ve video kördüğüm olan sorunları çözebilir mi demeyin sakın. Çünkü pekâlâ OLABİLİR!
youtube.com/playlist?list=P...
Arkadaşlar panik atak sıkıntım vardı. Öyle ki bir hafta da 7 kilo verdim ne yemek yiyebildim ne su icebildim ne uyku uyuyabildim ruh gibi gezdim etrafta. Ama bu kitap, bir kitap oldu benim dermanım. Lütfen bir şans verin pişman olmayacaksınız
Bazen öyle anlatacak çok şeyiniz vardır da işin sonunda sadece derin bir iç çekişle başbaşa kalırsınız ya işte tam da öyle bir his içerisindeyim.
Bir yerde hep haklı çıkmak…
Yine bir pisboğazlılık, paragözlülük,doyumsuzluk insan hayatını psikolojisini hiçe sayma her zamanki dünya hali,bildiğimiz sektör…
Sağlık sektörünün çalışma sistemini genel anlamıyla çözmüştüm fakat psikoloji alanında da bunu yapabileceklerini hiç düşünememiştim.
İzzet Güllü ise kesinlikle bu işin piri.Canan Karatay hocamız gibi kendisi de psikoloji alanındaki usta isim diyebilirim.
Kendisini yaklaşık 1 sene önce YouTube videoları ile tanıdım.O birkaç videosunu izlerken dahi hastayken içtiğiniz ilacın yavaş yavaş sizi iyi hissettirmeye başladığı o rahatlama hissiyatını yaşadım.
Sonrasında ise geç tanımanın vermiş olduğu o hüzün hissi.Ama biliyorum ki her şey zamanına esir :)
Bugün ise kitabını ilk kez okuyup bitirmek nasip oldu.
Anksiyete,panik atak,okb gibi sözde “hastalık”adlarıyla etiketlenip sonsuz bir döngüde ilaçlara mahkum edilen ve yanlış hatalı kodlanmalar,hatalı algılar ile hayatları zindan olmuş aslında hasta olmayan nice insandan birisi iseniz İzzet Güllü’nün videolarını izlemeli ve kitaplarını kesinlikle okumalısınız.
İşin sonunda ise bütün duygularınızı seveceksiniz onlarla barışık yaşamayı her duygunun normal olduğunu öğreneceksiniz düşman olarak gördüklerinizin aslında dost olduğunu farkına varacaksınız.
Ne demiş Mevlana
“Ey neşe,şimdi gönlümde gam var.Şimdi gelme,misafir üstüne misafir olmaz.”
Bırakın da ağız tadıyla duygularımızı yaşayalım ya hu :)
Olabilir… Zorluklarla karşılaştığında insan, sadece bu kelime ile bir çok sorunun üstesinden gelebilir. İkna ve telkin ile bir çok kötü duyguyla (ki sektörün hastalık dediği ve insanları ne yazık ki hasta olduklarına inandırdığı bir dünyada) baş edebilir. Olabilir evet bu kelime hayatımızın belkide en önemli noktalarından birinde olmalı. İzzet GÜLLÜ bunu güzel bir anlatımla ifade ediyor. Okunması gereken kitaplardan…
İzzet Güllü hocam önceliği maddiyat olmayan çok değerli bir psikolog . Kitabı okurken hasta olmadığımı farkettim. Sizin gibi işini severek yapan para için insanları hasta olduğuna ikna etmeye çalışmayan psikologların çoğalmasını dilerim.