Kafasının içinden, yağmur altında, sırılsıklam olmuş giyitleri bedenlerine yapışmış, çamur içinde kadınlı erkekli kalabalıklar geçiyordu, sessiz, onurlu vakar... Sonra kalabalıklar konakların üstüne kartallar gibi bir yumuluyorlar, bir kalkıyorlar. Ve konakların yerinde yeller esiyordu. Memed bu korkunç güce şaşakalmişti. (S. 347)