Kişinin insanlarla ilgili amacını elde etmesinin tek yolu zor kullanma ve kurnazlıktır. Sevginin de işe yaradığını söylerler; ama bu, gün ışığını beklemek gibidir, oysa hayatın her ana ihtiyacı vardır. 
Bugün bir saray mensubununkine benzer garip bir ikilemle karşı karşıyayız: her şey uygar, görgülü, demokratik ve adil görünmeli. Ama eğer bu kurallara çok sıkıp bağlı kalarak oynarsak, kurallara harfiyen uyarsak bu kadar aptal olmayanlar bizi ezer geçer.
Niccolo Machiavelli’nin yazdığı gibi: “Her zaman iyi olmaya çalışan biri iyi olmayan çok sayıda insan arasında bir yıkıntı olmaya mahkumdur.”
Başarılı bir saray mensubu zaman içinde bütün hamlelerine dolaylı yollardan yapmayı öğrenirdi; eğer rakibini sırtından bıçaklarsa elinde kadife bir eldiven ve yüzünde gülümsemeyle olurdu.
Bugünün dünyasında güce aç görünmek, güce sahip olmaya yönelik hareketler konusunda açık davranmak tehlikelidir. Adil ve namuslu görünmemiz gerekir.
Bu sürekli ikiyüzlülük oyunu eski saray aristokrasisinin entrikalı dünyasında var olan güç dinamiğine çok benzer. Tarih boyunca saray kral, kraliçe, imparator, lider gibi gücü elinde tutan kişilerin çevresinde oluşmuştur. Saray mensupları özellikle hassas bir konumdaydılar: Efendilerine hizmet etmek zorundaydılar, fakat yaltaklanıyor görünseler ve çok açık bir biçimde yaranmaya çalışsalar etraflarındaki diğer saray mensupları bunu fark edip onlara karşı harekete geçebilirdi. O halde efendinin gözüne girmek gizlice olmalıydı. Ve böylesi bir gizliliği başarabilen becerikli saray mensupları bile, her an için onları alt etmeye çalışan diğer saray mensuplarına karşı kendilerini korumak zorundaydılar.