Ediz

Ediz
Yaz kızım; altı kişinin öldürüldüğü Forbes Cinayetleri zanlısı olarak yargılanan Doktor Ferit Özerdem artık ölmeye başladığı için teslim olmuştur.
4/10
·464 syf.··
2026 2. kitabı
·
73 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 04:39
Olaylar, tüm dünyanın COVID-19 pandemisiyle boğuştuğu 2021 yılında geçiyor. Dedektif Holly Gibney, hayatının en berbat ve karanlık dönemlerinden birini yaşıyor. Bir yandan ortağı Pete hastanede virüsle mücadele ediyor, diğer yandan Holly, hayatı boyunca sancılı bir ilişki yürüttüğü annesini yine aynı hastalıktan kaybediyor. Tam bu yas ve izolasyon sürecinin ortasındayken, Penny Dahl adında çaresiz bir anne dedektiflik ajansını arıyor. Kızı Bonnie'nin aniden ortadan kaybolduğunu anlatıyor ve polisin pes etmek üzere olduğunu söyleyerek Holly’den yardım istiyor. Holly başta kendi dertleri yüzünden isteksiz davranıyor, fakat kadının çaresizliğine kıyamıyor ve davayı üstleniyor. Araştırma derinleştikçe Holly, Bonnie'nin kayboluşunun münferit bir olay olmadığını fark ediyor. Son birkaç yıldır şehirde kendi halinde yaşayan, entelektüel veya başarılı genç insanların (bir şair, bir bilgisayar dehası, bir kütüphaneci) ardında hiç iz bırakmadan teker teker yok olduğunu görüyor. İpuçlarını ve kayıp kişilerin son rotalarını birleştiriyor; yolun sonunda ise karşısına şehrin en saygın, seksen küsur yaşındaki akademisyen çifti olan Profesör Rodney ve Emily Harris çıkıyor. Dışarıdan bakıldığında bu tonton yaşlı çift son derece zararsız, kibar ve birbirine aşık bir profil çiziyor. Ancak Holly, madalyonun arkasındaki o korkunç canavarlığı yavaş yavaş çözüyor. Bu iki yaşlı profesör, yaşlılığın getirdiği fiziksel çöküşten, Alzheimer başlangıcından ve hastalıklardan kurtulmak için akılalmaz bir yönteme başvuruyor. Evlerinin bodrumunda kurdukları gizli kafeste kaçırdıkları kurbanları çiğ etle besliyorlar, ardından onları vahşice katledip karaciğer ve beyinlerini yiyorlar. Bu yamyamlık ritüelinin kendilerini gençleştirdiğine ve zihinlerini açık tuttuğuna inanıyorlar. Holly, kanıtların
HollyStephen King · Scribner · 0556 okunma
Reklam
8/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
83 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 20:59
Dan Brown her kitabında aralara ilginç bilgiler koyarak okuyucuyu ufak tefek araştırmalara yönlendirmeyi çok seviyor. Bu kitapta da sırasıyla Savant Sendromu, Codex Gigas, Kadüs Simgesi notlarını almışım. Savant Sendromu: Ciddi zihinsel/nörolojik engelleri olan bireylerin, müzik, matematik, hafıza, takvim hesaplama veya sanat gibi belirli alanlarda olağanüstü, deha düzeyinde yetenekler sergilediği nadir bir durum. Codex Gigas: Codex Gigas’ın, diğer bir adıyla Şeytan İncili’nin hikayesi şöyle: Bir Orta Çağ kilisesindeki bir rahip cezası ölüm olan bir suç işler. Bu cezadan kurtulamayacağını anlayan rahip diğer rahiplere ve baş rahibe bu kilisenin gördüğü en büyük Orta Çağ el yazmasını yazacağına yemin eder. Ardından adama bir gün mühlet verilir ve önüne çeşit çeşit mürekkepler ve deriler koyarlar. Kapılar kapatılır ve herkes adamın nasıl bir eser çıkartacağını beklemeye başlar. Günün doğmasına saatler kala içeriden garip sesler gelmeye başlar. Bazı rahipler korkar ve kapıdan uzaklaşır ancak süre bitmiştir. Kapılar açılır, içeride baygın halde durmakta olan adam ve yazdığı Kitâb-ı Mukaddes'ten başka bir şey yoktur. Rahipler Kitâb-ı Mukaddes'i hayranlıkla incelemeye başlar, sayfaları hızlı hızlı çevirmekte olan rahipler aniden durur. Karşılarında kocaman bir şeytan portresi vardır. Bazıları adamın yetiştiremeyeceğini anlayınca ruhunu şeytana sattığını düşünür. Modern bilimin insanları eserle ilgili olarak normal bir insanın en az 30 yılda yazacağına 72 kilo ağırlığında olup 160 eşek derisinden yapıldığını öngörmüşlerdir. Bugünkü yöntemlerimizle saptadığımız bulgular da enteresan bir şekilde hikâye ile uyumlu. Kitabı inceleyen el yazısı uzmanları, kitabın kesin olarak tek bir kişi tarafından yazıldığında hemfikir. Üstüne üstlük el yazısında hiçbir yorulma ve değişme
Sırların SırrıDan Brown · Altın Kitaplar · 20253,960 okunma
6/10
·592 syf.··
2025 5. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2025 17:05
“Ölüme karşı daima uyanığımdır. Beni atlatamaz. Hemen keşfederim onu. Köyün delisi kisvesiyle gelmeye bayılır; birden büyümeye başlayan komik bir siğil ya da köklerini ta kemiğe kadar salan karanlık görünüşlü, kıllı bir ben; ya da sevimli, küçük bir ateşlenmenin kızarıklığı ardında saklanır. Sonra birden o sırıtkan kafatası kurbanını faka bastırır. Ama bana sökmez. Bekliyorum onu. Önlemlerimi alıyorum.” Aptallar Erken Ölür’ün tek bir konusu yok. Vegas ve kumar dünyası, ölüm ve yaşam, kadınlar ve erkekler, dürüstlük ve dolandırıcılık… Kitabın içinde her şey var. Birçok karakter aynı anda takip ediliyor ve yazarın aslında ne mesaj vermek istediği belli değil. Okuyucu içinden ne alırsa, kitabın ana fikri o. Kitabın özellikle kumar üzerine olacağını düşündüğüm için bu kadar farklı konunun aynı anda işlenmesi benim için yorucu ve gereksiz oldu. Yine de en azından başı ve sonunun tutarlı olduğunu söyleyebilirim. Eninde sonunda kitabın bir nevi kazananı kumar oynamayan ve hayatını yüzdelere göre, yani matematiğe göre yaşayan olduğuna göre, belki de yazarın vermek istediği mesaj budur. “Karanlıkta zengin olunur.” diyordu Groonevelt, “Bu ülkede ancak karanlıkta zengin olunur.” Yazar kitapta kendini mi aklıyor bilinmez, ancak iyi kalpli ve düzgün insanların bile günü geldiğinde kendi çıkarlarına uygun olarak yoldan çıkabileceğini ana karakter üzerinden anlatıyor. “İnsan sapmaya ne zaman hazır olursa, o zaman sapar.” “Arzuladığım şekilde bir sanatçı, iyi bir insan olabilmek için, bir süre rüşvet almam gerekti. İnsan kendine her şeyi yutturabilir.” “Sonunda yolsuzluğa sapmak için bulunabilecek bir sürü bahane vardır.” Kadın ve erkek ilişkileri üzerine de birçok anekdot, kadınlar hakkında birçok gözlem var. Bu kısımlar genellikle kadın aleyhinde: “Gençliğimde bazı kadınlar
Aptallar Erken ÖlürMario Puzo · E Yayınları · 2024368 okunma
6/10
·112 syf.··
2025 4. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2025 16:24
Siyah Takım Elbiseli Adam romandan ziyade bir öykü. Aralara birçok illüstrasyon eklenmiş ve metin büyük puntoyla basılmış, buna rağmen kitap 80 sayfa. (Bu baskıda hikâyenin sonunda Nathaniel Hawthorne’un “Genç Goodman Brown” öyküsü de eklenmiş, o yüzden kitap daha uzun). Kitap, artık huzur evinde yaşayan anlatıcının ölmeden önce küçükken başından geçen korkunç bir hadiseyi yazmak istemesiyle başlıyor. “Birileri sonradan bulup okuyacaktır yazdıklarımı. Bundan adım gibi eminim, çünkü üzerinde GÜNLÜK yazan bir deftere sahibi öldükten sonra bakmak insanın tabiatında vardır.” Kardeşi arı sokması sonrası ölünce tek çocuk kalan anlatıcı, balık tutmak için bir gün ormana gider. Henüz daha iki balık yakalamışken bir arı yüzüne yaklaşır ve onu sokacakmış gibi öylece kendisine bakar. Yazar korkudan ne yapacağını bilemezken ormanın içinden gelen bir alkış sesi arıyı öldürür ve arı kucağına düşer. Arkasına dönüp sesin geldiği yere baktığında Siyah Takım Elbiseli Adam’ı görür. Gözleri alev rengi, gereğinden uzun boylu bir adamdır. Yaklaştıkça ellerinin pençeye benzediğini, adım attığı yerlerde çiçeklerin öldüğünü ve pis koktuğunu fark eder. Yazar, karşısındakinin Şeytan olduğundan emin olur. Siyah Takım Elbiseli Adam o gün o ormanda yazara annesinin biraz önce öldüğünü, aynı kardeşi gibi onu da arı soktuğunu, köpeklerinin daha biraz önce annesinin yanaklarına düşen yaşları yaladığını, babasının annesi ölünce artık kendisiyle yatacağını anlatır. Onunla oynamaktan, ona acı çektirmekten zevk almaktadır. Artık acıktığını, şimdi karnını deşip kendisini yiyeceğini söyler. Çocuk korkudan yakaladığı balıklardan birinin karnını temizler ve Şeytan’a verir. Şeytan bu balığı yerken içinde bir güç hisseder ve var gücüyle ormandan kaçar. Adam onu takip etse de yakalayamaz ve çocuk en
Siyah Takım Elbiseli AdamStephen King · İnka Kitap · 2020572 okunma
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2025 00:00
Her zaman söylerim, tüm dünya Genç Werther’in Acıları’nı okuyup ağlıyor ve kitap bir dram klasiği olarak tüm dünyada biliniyor, çünkü Türk Edebiyatı dünyada okunmuyor. Arabeskin kralını Türkler yapar, Kuyucaklı Yusuf da bunun kanıtlarından biri. Bileklerini kesmek isteyen Türkçe öğrensin. Sabahattin Ali bu kitabın sonunu değiştirmiş olmalı, öyle hissediyorum. Çünkü kitap bittiğinde Sabahattin Ali’ye bu kitabı çok daha acıklı bir şekilde bitirebileceği ve bitirmediği için içimden teşekkür etme ihtiyacı duydum. Bizi buhranlara sokabilecekken bizlere acımış ve kitabın sonunu yumuşatmış olmalı, bundan çok daha acıklı sonlar mümkündü. Kitabın ana karakteri adından da belli olduğu üzere Kuyucaklı Yusuf. Yusuf, annesi ve babasını öldüren bir eşkıya baskınında baş parmağını kaybeden bir çocuk olarak Kaymakam Selahattin Bey tarafından evlat edinilir. Evlat edinildiği ailede Kaymakam’ın eşi Şahende Hanım ve kızları Muazzez ile yaşarlar. Şahende para ve gösteriş düşkünü, yüzeysel bir kadın. Selahattin Bey ise dünyevi işlere pek kıymet vermeyen, hele zamanla iyice tüm olaylardan kendini soyutlayan, duygusal bir adam. Kızları Muazzez ise henüz 14-15 yaşlarında. Yusuf köyden gelme, yiğit, dürüst bir delikanlı olsa da bir işten anlamayan, hayatı boyunca hiç çalışmamış bir karakter. “Bir gün Allah peygamberleri çağırıp sormuş, ‘Saadet nedir?’ demiş. Her biri kendilerine göre cevap vermişler. Musa: ‘Arzı Mev’uda gitmektir,’ İsa: ‘Bir yanağına vurana ötekini uzatmaktır,’ Buda: ‘Hayatta hiçbir arzusu olmamaktır,’ yollu şeyler söylemiş. Sıra bizim Muhammed’e gelince: ‘Saadet, hayatı olduğu gibi kabul etmektir…’ demiş. Ne doğru söz! Hayatı olduğu gibi kabul etmeli ve ona ne bir şey ilave etmeli ne de ondan bir şey eksiltmeli… Bazı şeyler vardır, canımızı sıkar; ‘Bu neden böyle? Böyle
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Kızıl Panda · 2021210,6bin okunma
Reklam