Anlatacaklarım var. Bilmediğim bir dilde söyleyeceklerim var. Hiç kullanmadığım kelimelerle kurulmuş cümlelerim var. Tarifini bilmediğim heyecenlar kuşatıyor usulca her yanımı.
Şükür ki susamış toprağa yağmuru gönderen bir kudret sahibi var.
Kurumuş ağaca baharı, acıkmış toprağa tohumu gönderen ve başka her şeye gücü yeten bir kudret sahibi var. Kararmış geceye sabahı, daralmış gönüllere serinlik gönderen hep O!
Ayrıldığımız hiçbir yeri boşaltmış olmuyoruz. Hiçbir eksiklik hissedilmiyor terkedip gittiğimiz cümlelerde.
Ortadan kaybolarak sahipsiz bıraktığımız hiçbir sıfat yok. Ve hiçbir zamir gönüllü olmuyor bizi tanımlamak için.
Bir kaynaştırma harfi kadar bile olamıyoruz kelimeler arasında. Ne yapsak, yaptığımızı bir fiile uyduramıyoruz.