Ey Özgürlük! Seni seviyorum. Sana muhtacım. Sana aşığım. Sensiz hayat zordur. Sensiz ben yokum. Varım, ama ben yokum. Yani o var olan ben değilim. Ben, sensiz boş, anlamsız, şaşkın, avare, ümitsiz, kalpsiz, ışıksız, tatsız, beklentisiz, beyhude, yani bir hiç olacağım. Ey Özgürlük! Senin sevgi, dostluk ve şefkatinle beslenmişim.
Acaba sadece din mi, zorba güçlerin ve egemen sınıfların hizmetinde olmuştur? Peki şiir? Sanat? Edebiyat? Felsefe? Ahlak? Hatta bilim ve teknik? Evet, bütün bunlar acaba hangi kutupların tekelinde olmuş ve hangi efendilere hizmet etmiştir?