Erkek sirke sineği eğer çiftleşmek istediği dişi tarafından reddedilirse kendisini alkole vermektedir....Sirke sineğinin beyninde nöropeptid-F (NPF) denilen bir kimyasal madde bulunmaktadır ve bu madde hayvanların mutluluk durumunu anlamamızı yardımcı olmaktadır. Yani bu maddenin miktarı sineğin beyninde ne kadar çoksa hayvan o kadar mutlu, ne kadar az ise hayvan o kadar mutsuz kabul edilmektedir...
Nature dergisinde, 2010 yılında çok ilginç bir makale yayımlandı. Bu makalede, sirke sineklerinin beyninde yapılan görüntüleme çalışmalarında, bazı merkez ve yolakların cinsiyetler arasında farklılık gösterdiği ortaya konmuştu. Özellikle erkek sirke sineklerinin beyninde özel bir grup sinir hücresi (Fru^M nöron grubu) bulunmaktaydı. Çok ilginç bir şekilde bu spesifik hücre grubunun, dişilerin beyninde olmadığı ortaya çıkmıştı... Erkeğin beynindeki bu bölgeden çıkan uyarıların doğrudan sineğin kanatlarına ve bacaklarına gittiğini görüyoruz. Yani bu hücre grubu sayesinde erkekler dans etme konusunda çok başarılı oluyorlardı. Diğer taraftan dişiler, beyinlerinde böyle bir merkeze sahip olmadıkları için isteseler de dans edemiyorlardı.
Hamilelik döneminde bebeğin maruz kaldığı testosteron hormonu beynin sol yarıküresinin gelişimini geciktirmektedir. Sol yarıküre, gelişiminin gecikmesi nedeniyle daha fazla dış etkene maruz kalmaktadır. Sonuçta tipik bir erkek beyninde sol yarıküre, sağ yarıküreye göre farklı bir gelişim göstermektedir. Diğer taraftan kadın beyninin gelişimi sırasında dişilik hormonu olarak bilinen östrojenin, yarıküreler üzerinde bu tarz belirleyici bir etkisi görülmemektedir. Ortamda testosteronun az olması nedeniyle sağ ve sol yarıkürelerin benzer koşullarda ve benzer şekilde gelişmesi söz konusudur... Sonuçta biyolojik cinsiyetiniz ne olursa olsun, anne karnında belirgin bir miktarda testosterona maruz kalmadığınız sürece dişi beyinli olacaksınız. Aslında anne karnındayken fetüsün vücudundaki biyolojik cinsiyetin farklılaşması yaklaşık sekizinci hafta civarında başlamaktadır. Yani her bebek anne karnındaki ilk 8 haftada dişi bir beyne sahiptir. Sekizinci haftadan sonra erkek bebeklerde testislerin oluşması ile birlikte testosteron üretimi başlar ve bu hormon beyin üzerinde yukarıda bahsedilen etkileri gerçekleştirir.
Beynimizde bulunan birçok merkez her iki yarımkürede de bulunmakta olup bu yarıküreler ortada yer alan bir hat boyunca (korpus kallosum) birbirlerine bağlıdırlar.