Yapılan araştırmalarda, empati sırasında beyinlerimizde eş zamanlı çalışan ve birbirleriyle bağlantılı iki farklı sistemin olduğu gösterilmiştir. Bunlardan ilki beynimizde bir grup sinir hücresinin kendi aralarında bağlantılar kurarak oluşturduğu ayna nöron sistemidir (ANS). Empati yapacağınız zaman ANS bağlantılarını kullandığınızda karşınızdakinin duygusunu o denli yoğun hissedersiniz. Diğer bir sistem ise ANS'den farklı sinir hücreleri tarafından oluşturulmuş, temporoparietal bağlantı sistemi (TBS) adını verdiğimiz bir yapıdır. TBS sayesinde karşımızdaki kişinin sorununu hissederiz ama bunu yoğun bir şekilde yaşamayıp tüm enerjimizi bu sorunu ortadan kaldıracak çözüm yollarını bulmaya harcarız. Her 2 sistem de birbirleriyle sıkı ilişki içinde olan farklı bağlantılardan oluşmaktadır. Özetle ANS, karşınızdakinin hislerini kendinizde hissetmemize neden olan "duygusal empatiden" sorumluyken; TBS, karşınızdaki kişinin sorununu çözmek için yollar arayan "bilişsel empatiden" sorumludur. İşin ilginç tarafı, empati sırasında erkek beyni ağırlıkla TBS'yi kullanırken dişi beyin daha çok ANS'yi kullanmaktadır.
Eşleri hamile olan erkeklerde sırt ağrısı, yorgunluk, depresyon ve kilo alımı gibi şikayetlere sıklıkla rastlanmaktadır...Dünya genelinde eşleri hamile olan erkeklerde %65 gibi yüksek bir oranla Kuvad (Couvade) Sendromu adı verilen bir durum görülmektedir. Konuyla ilgili yapılan araştırmalarda, hamilelik döneminde erkeklerde 2 hormonun miktarlarının değiştiği gözlemlenmiştir. Bu hormonlardan ilki testosterondur. Araştırmacılar, doğuma yaklaşık 1 ay kala erkeklerde testosteron hormonunun yaklaşık
%30 oranında azaldığını tespit etmişlerdir. Azalan testosteron seviyeleri, erkeklerin şiddete ve cinselliğe daha az ilgi duymasına neden olmaktadır. Bir diğer hormon ise prolaktin hormonudur. Süt salgılama ve beslenmede rol oynayan bu hormon, eşi hamile olan erkeklerde %20 oranında artış göstermektedir. Her 2 hormonun etkisiyle ortaya çıkan bu değişiklikler, babanın gerek eşi gerek çocuğu üzerine kurduğu empati yeteneğinin artmasını sağlamaktadır.
Yakın dönemde yapılan birçok çalışma, oksitosin hormonunun bağlılık ve sadakat konularında da rol oynadığını göstermiştir...Bebeğin annesini emme sırasında salgılanan oksitosin, anne ve bebek arasında kuvvetli bir bağın oluşmasına neden olmaktadır.
Karşısındakinin duygularını okuyamama, sosyalleşme konusunda sıkıntı çekme gibi sorunların ortaya çıktığı otizm ve asperger sendromu gibi rahatsızlıklar erkeklerde kızlara oranla yaklaşık 8 kat daha fazla görülmektedir.