Sena

Sena
@Esav
Kubbetü's-Sahra alanı her gün sabahtan akşama kadar onlarca ilim halkasının toplanıp toplanıp dağıldığı bir irfan sofrasına dönüşmüştür. Bu günlerde İmam Gazali’ler, Muhyiddin ibni Arabi’ler gibi nice âlim kelebeklerin ışığa uçtuğu gibi Mescid-i Aksa’ya gelmekte ve burada ikamet ederek eserlerini burada vermektedir.
Sayfa 267
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Misk,amber ve gül
Yine Abdülmelik bin Mervan'ın emri ile her gün 52 kişi Kubbetü's-Sahra'nın güzel kokması için uğraşmaktaymış. Bu kişiler sabah önce Abdülmelik Hamamı'na gider, tertemiz yıkanır, ardından kıyafetlerini değiştirip misk, amber ve gül sularıyla bütün binayı yıkar, ovarlarmış. O gün bir kişi kısa bir süreliğine bile olsa Kubbetü's-Sahra'ya uğrasa, aşağıdaki mağaraya sadece bir girip çıksa, gün boyu gezdiği her ortamda insanlar o kişinin o gün Kubbetü's-Sahra'ya uğradığını, üzerine sinen kokudan anlarmış.
Sayfa 263
Alıntı
MS 300’lerde Konstantin’in annesi Helena’nın yaptırdığı Kıyame Kilisesi. 690’larda Kudüs’e damgasını vuran yapı buydu ve bakılan her yerden görülen, Hristiyanlığın şehirdeki manevi hakimi hükmündeydi. Bu imajı kırmak ve Kudüs’e İslam’ın mührünü vurmak amacıyla herkesin dikkatini çekecek, bakan herkesin gözünü kamaştıracak bir yapıya ihtiyaç duyuldu. İşte Kubbetü’s-Sahra bu amaçla inşa edilmiştir. Gerçekten de yapının bu özel konumu ve süslemeleri yüzyıllar boyunca yerli yabancı birçok sanatçı, gezgin ve devlet adamını etkilemiştir. Kudüs’ü işgal eden Haçlılar zamanında Almanya’da inşa edilen Aix Şapeli, Londra’daki Tapınak Kilisesi inşasında Kubbetü’s-Sahra’dan etkilenilmiştir.
Sayfa 261
Alıntı
Ne yazık ki bin yıla yakın bir süre Kudüs’ün hâmiliğini yapan Müslüman Türk toplumu bugün Mescid-i Aksa neresi, Kubbetü’s-Sahra neresi tartışmasını yapacak kadar buralara bigâne bırakılmıştır. Burada mukaddes olan şey arazinin bizatihi kendisidir. Allahu Teala burada yapılan duaları, buraya saygı gösterenleri özel bir yere koyacağını beyan etmiştir.
Sayfa 259
Alıntı
MÖ 586 yılında Babil Kralı Buhtunnasır'ın saldırısında Süleyman'ın (as) mabedi yerle bir edilmiş, MÖ 30'larda ise Yahudi Kralı Herod tarafından buraya ikinci bir mabed yapılmıştır. Bu inşaat sırasında Muallak Kayası üzerine küçük bir sunak binası da inşa edilmiştir. MS 70'te Roma İmparatoru Vespasyanus'un oğlu Titus Kudüs'e saldırmış ve İkinci Mabed olarak adlandırılan bu yapıları yok etmiştir. MS 135'te Roma İmparatoru Hadrian, ikinci Yahudi ayaklanmasını bastırdıktan sonra Yahudileri dünyanın dört bir yanına sürerken Beytü'l-Makdis alanına da kendi putperest tapınaklarını inşa etmiştir.
Sayfa 258
Alıntı