“Ey Mücâhid! Sabaha çıkınca nefsine akşamdan söz etme! Akşam olunca da nefsine sabahtan bahsetme! Hastalıktan önce sıhhatinden, ölmeden evvel de ha- yatından istifâde et! Çünkü ey Allâh’ın kulu, sen yarın ne hâlde olacağını (ölü mü, diri mi olacağını) bilmiyorsun!” (Tirmizî, Zühd, 25)
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Doktorlar, “seher vakti”ne “ölüm saati” adını verirler. Bunun sebebi, uykunun en derin olduğu saatte kalbin çalışmasının yavaşlamasıdır. Bu saatte uyananlar, üstelik bir de soğuk suyla abdest alırlarsa, bütün vücûd fonksiyonlarını normalleştirmiş olurlar.
Osmanlı’nın, Kur’ân-ı Kerîm’e yüksek bir ihtiram bereketiyle vücûda gelmiş ol- duğu unutulmamalıdır. Gerçekten, o devletin bânîsi velî sultan Osman Gâzi Haz- retleri’nin, Şeyh Edebalî hânesinde bir geceyi, duvarda asılı Kur’ân-ı Kerîm’e hürmetsizlik olacağı düşüncesiyle uykusuz geçirmiş olduğu, pek yaygın bir târihî rivâyettir.